(506 S. K. m. 79)
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1994 yılından 1998 yılına kadar çalıştığını ve sigortaya bildirilmeyen günlerin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Gerçekten bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılıkla araştırılıp incelenmesi gerektiği tartışmasızdır. Kuşkusuz yazılı delillerin önemi yadsınamaz. Ne var ki gerek dairemizin gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerine göre bu davalarda tanık deliline de itibar edilebilir. Somut olayda tanıklar kesintili de olsa davacının çalıştığına tanıklık etmişlerdir. Ancak, tanıkların kesin tarih göstererek beyanda bulunmadıkları görülmektedir.
Hal böyle olunca, davacının çalıştığı işyerine komşu olan işyerlerinde çalışanlar ile gerektiğinde işverenlerin kim oldukları önceden saptanıp belirlenmeli, keza davacı ile birlikte çalışan başka kimseler varsa onlar dahi celp edilip dinlenmeli ve deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak sonuç itibariyle karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki nedenler dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy