(743 S. K. m. 2) (506 S. K. m. 79/5)
Dava: Davacı, kurum işleminin iptaliyle prim ve gecikme zammı borcunun bulunmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. M. tarafından düzenlenenraporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava sonucu itibariyle, davacı işverene ait işyerinde fiilen veya kayden çalıştığı tespit edilen sigortalıya ilişkin olarak kurumca re'sen tahakkuk ettirilen prim ve diğer borçların iptali istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanığını teşkil eden 506 Sayılı Yasanın 79/5. maddesi hükmüne göre fiilen veya kayden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait yasada öngörülen belgelerin tebligata rağmen kuruma verilmemesi durumunda bu belgeler kurumca re'sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarahinden itibaren bir içinde ilgili kurum ünitesine itiraz edebilir; itirazın reddi halinde işveren kararın tebliği tarihinden itibaren yetkili mahkemeye başvurabilir.
506 Sayılı Yasanın anılan maddesinde, kurumaca re'sen tespit edilen prim borcuna karşı işverenin itiraz ve dava hakkı özel bir prosedür ve özel süreler çevresinde belirlenmiş ise de davacı işverence, re'sen tespit edilen prim borcunun 01.05.2000 tarihinde tebliğinden itibaren yasada öngörülen 1 aylık süre dahilinde olmak üzere 15.05.2000'de ilgili kurum ünitesi yerine mercide yanılarak doğrudan iş mahkemesinde dava açması karşısında, 506 Sayılı Kanun madde 79/5 kapsamında kurumca tespit edilerek tebliğ edilen prim ve diğer borçlara karşı 1 aylık yasal süre dahilinde ilgili kurum ünitesine itirazların yanlış mercide de olsa yapılması nedeniyle geçersiz kabul edilemeyeceği gereği gözetilerek davacı işverene bu esas çevresinde ilgili kurum ünitesine müracaat etmesi için mehil verilmeli, bunun sonucu ön mesele sayılıp beklenmeli ve kurum ünitesince verilecek karara göre yine aynı maddedeki prosedür kapsamında hüküm kurulmalıdır.
Bir aylık itiraz süresi içerisinde ilgili kurum ünitesi yerine mercide yanılarak doğrudan iş mahkemesine açılan davanın, kuruma itiraz niteliğinde kabul edilmemesi, işverenin yasal süredeki müracaatına rağmen anılan madde kapsamında itiraz ve dava hakkının ortadan kaldırılması hukuki sonucu doğurur ki bu kabulün Medeni Kanunun 2. maddesinde ifadesini bulan evrensel nitelik taşıyan objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil edeceği açıktır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması ve kabule göre de itiraza konu miktar üzerinden davalı kurum vekili lehine nispi avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken maktu avukatlık parasının takdiri usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy