(506 S. K. m. 82) (3417 S. K. m. 7)
Dava: Davacı, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, E. Petrol T.A.Ş. tarafından devralındığı iddia edilen müflis E. Metal A.Ş. adına 50140.26 sicil numarasıyla kayıtlı işyerinin, devir işlemi öncesi döneme ilişkin tasarrufu teşvik primi borçlarının 506 sayılı Yasa'nın 82. maddesi uyarınca, işyerini devralan davacı şirketten tazmini amacıyla 6183 sayılı Yasa hükümleri doğrultusunda yürütülen takibe itirazın kabulüyle, ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olup, mahkemece anılan konuda mahkememizin 1997/303-312 nolu dosyaları ile yapılan yargılama sırasında E. Metal A.Ş.'nin E. Petrol A.Ş.'ye devredildiği kesinleştiğinden bu kesinleşme nedeniyle E. Petrol A.Ş. üst düzey yöneticilerinin ilgili borçtan sorumlu olacağından, davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.
506 Sayılı Yasa'nın 82. maddesi, ... işyeri devredilir veya intikal ederse, eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müteselsilen sorumludur.
Bu hükme aykırı sözleşmeler muteber değildir. İçerikli düzenlemesiyle, işverenin sorumluluk konularını sınırlamıştır. Takip konusu alacağın dayanağını oluşturan 3417 sayılı, Çalışanların Tasarrufa Teşvik Edilmesi ve Bu Tasarruflarının Değerlendirilmesine Dair Kanun'un 7. maddesi, İşverenlerin, ücretlerden yapacakları tasarruf kesintileri ile sağlayacakları işveren katkılarını 4 üncü maddede belirtilen süreler içinde ilgililerin banka hesaplarına yatırmamaları halinde, yatırılması gereken miktarlar re'sen veya ilgililerin başvurusu halinde Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun primlerin tahsiline ilişkin hükümleri dairesinde tahsil olunarak alınacak gecikme zammı ile birlikte ilgili banka hesabına yatırılır. hükmüyle, tasarrufu teşvik primlerinin de sigorta primleri gibi değerlendirilip takip edilmesi gereğini öngörmüştür.
Ancak, davacının sorumluluğu yönüne gidilebilmesi, takip konusu borcun doğduğu 50140.26 sicil numaralı işyerinin, gerçektende 506 sayılı Yasa'nın 82. maddesine uygun bir biçimde devralındığının belirlenmesine bağlıdır. Mahkemece karara dayanak yapılan kesinleşmiş dosyalardan Eskişehir İş Mahkemesi'nin 1997/303 E., 1999/271 K. numaralı dosyadaki yargılama, davacı tarafından devralınmış olan 48804.26 sicil numaralı işyeri prim borçlarıyla ilgili uyuşmazlığa ilişkin olup eldeki dava açısından kesin hüküm niteliği taşımamaktadır.Ayrıca aynı konuya ilişkin olduğu belirtilen anılan mahkemenin 1997/304-312 E. numaralı dosyalarında bu yönde herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı da dosya içeriğine yansıtılmamıştır.
Mahkemece, yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, 50140.26 sicil numaralı işyerinin 506 sayılı Yasa'nın 82. maddesi kapsamında, işler bir halde ve sigortalılarıyla birlikte yeni işverene geçip geçmediğinin, dosya içeriğindeki müfettiş raporları, tarafların sunacağı kanıtlar ve hüküm fıkrasında belirtilen diğer kesinleşmiş dosya içerikleri ışığında değerlendirilmesiyle bir sonuca varılması gereği gözetilmeksizin, kesin hüküm gerekçesinden hareketle yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy