(506 s. SSK. m. 2) (1163 S. K. m. 55, 59)
Davacı 01.06.1990 ile 30.12.1998 tarihleri arasında S.S.G... Şarköy Sahil Arsa Konut Yapı Kooperatifinde çalıştığını ve primlerini ödediğini, davalı Kurumun ise aynı dönemde Kooperatif başkanı sıfatıyla kanundan doğan görevlerini yerine getirdiğini ileri sürerek davacının sigortalılığını iptal ettiğini, yersiz olan Kurum işleminin iptali ile sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkeme ise davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulduğu anlaşılan dava konusu kooperatifte, davacının Yönetim Kurulu Başkanı olarak çalıştığı, kooperatife ait işlerin yürütümü dışında herhangi bir çalışması olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Kooperatifler Kanununun 55. maddesi, yönetim kurulunun, kanun ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde kooperatifin faaliyetlerini yöneten ve onu temsil eden icra organı olduğunu belirtmektedir. Yönetim Kurulu üyelerinin kooperatif tüzel kişiliği adına, onun amacının gerekli kıldığı her türlü hukuki işlemi yapabilecekleri de yasada kural olarak benimsenmiştir. (Md.59)
Kooperatif tüzel kişiliği ile yönetim kurulu üyeleri arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdine değil, bir vekalet akdine dayandığı dikkate alınırsa, davacıya yönetim kurulu kararı ile yüklenen başkanlık görevinin doğrudan doğruya bu sıfattan kaynaklandığı, bu yönden, 506 sayılı Kanunun 2.maddesi kapsamında sigortalı bir çalışmadan söz edilemeyeceği açıktır. Zira sigortalılık için iş ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması gerekir.
Anlatılanları özetlemek gerekirse, Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşmenin kendisine yüklediği görev ve sorumluluklar çerçevesinde yönetim kurulu kararıyla verilen başkanlık görevinin gerektirdiği işleri yürüten davacının sigortalı olarak kabul edilmesine yasal imkan bulunmamaktadır. Davacı adına giriş bildirgesi verilmiş ve prim ödemelerinin yapılmış olması da bu sonucu değiştirmeyecektir. Kaldı ki davacıya ödendiği ileri sürülen ücretler, gerçekte Kooperatifler Kanununun 56/son maddesine dayalı bir ücrettir.
Açıklanan sebeplerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne dair hüküm kurulması isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy