(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.7.1994 - 1.8.1999 tarihleri arasında geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, davalılara ait konfeksiyon atölyesi iş yerinde 1.7.1994 - 31.3.1996 ve 1.5.1998 - 1.8.1999 tarihleri arasında hizmet akdi ile sürekli çalıştığının tespitini istemiş olup, isteğin tanık sözlerine dayanılarak yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiği Dairemizin içtihadı gereğidir. Davacının kurum şahsi dosyası incelendiğinde davalı işyerinden iki kez çalışmalarının Kuruma kısmi olarak bildirildiği ve bu bildirimlere dayalı olarak primlerinde ödendiği, ayrıca kabule karar verilen sürelerde farklı bir işyerinden çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu tür bildirimler çalışmanın kesintili geçtiğini göstermekte olup kurum kayıtlarında işe başlama tarihi olarak görülen ve tespitine karar verilen 1.11.1994 tarihinden önceye ait süreler nedeniyle de öncelikle davanın yasal dayanağı olan 506 Sayılı Yasanın 79/10. Maddesi uyarınca hak düşürücü süre kontrolü yapılmalıdır. Öte yandan ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir. Yapılacak iş, yukarıda belirtilen nitelikteki tanıklar tespit edilerek bilgilerine başvurmak, çalışma olgunun varlığı, süresi, biçim ve ücreti hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp saptanarak oluşacak kanaate göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin sadece soyut tanık sözlerine dayanılarak eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy