(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 28.2.1996 - 10.4.2000 tarihleri arasında geçen ve kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu ile A. Arbağ ve A. Tekstil Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, davalılara ait konfeksiyon atölyesi iş yerinde 28.2.1996-10.4.2000 tarihleri arasında hizmet akdi ile sürekli çalıştığının tespitini istemiş olup, isteğin tanık sözlerine dayanılarak kabulüne karar verilmiştir.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiği Dairemizin içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 79/10. Maddesi olan bu tür davalarda öncelikle davacının kurum nezdinde bulunması gereken şahsi sicil dosyası, sigortalının sicil numarası ve açık kimliğinin bildirilmesi gerektiğine yönelik Kurum yazısı dikkate alınarak getirtilip incelenmelidir. Öte yandan davacı tarafından işverenler aleyhine açılıp kesinleştiği belirtilen işçilik haklarına ilişkin dava dosyasında kesinleşen olguların, gerek tespite konu süreler, gerekse prime esas ücretler nedeniyle tespit davalarında güçlü delil niteliğinde bulunduğu dikkate alındığında söz konusu dosyanın celp edilerek incelenmesinde yasal zorunluluk olduğu da ortadadır.
Ayrıca ifadeleri hükme dayanak alınan tanıklar, kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerde değildir.
Yapılacak iş, işçilik hakları ve şahsi sicil dosyası getirtilerek ve yukarıda belirtilen nitelikteki tanıklar tespit edilerek bilgilerine başvurmak, çalışma olgusunun varlığı, süresi, biçim ve ücreti hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde araştırılıp saptanarak oluşacak kanaate göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin sadece soyut tanık sözlerine dayanılarak eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy