(506 S. K. m. 140)
Dava: Davacı, borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Kurumca verilen idari para cezalarının iptali istemine ilişkin davaların yasal dayanağını teşkil eden 506 Sayılı Kanunun 140. maddesinde; idari para cezasını gerektiren haller, cezayı uygulayacak makam, cezaya itiraz ve itirazi inceleyecek merci ile itiraz üzerine verilen karara karşı hangi mahkemede dava açılabileceği özel bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre; cezayı gerektiren haller oluştuğunda Kurumca verilecek idari para cezasına karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler, ret kararının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yetkili Sulh Ceza Mahkemesinde dava açabilirler. İdari para cezasına karşı süresi içinde Kuruma itiraz edilmemesi veya itirazın reddine karar verilmesi halinde yine süresi içinde Sulh Ceza Mahkemesinde dava açılmaması hallerinde idari para cezası kesinleşir ve artık İş mahkemesinde menfi tespit ve itiraz davası açılamaz.
Davamızda somutlaşan olayda Sulh Ceza Mahkemesine müracaat edilmeksizin idari aşamada kesinleşen idari para cezalarının tahsili amacıyla Kurumca davacı Rektörlüğe gönderilen ödeme emrinin iptali istenilmekte olup, Kurum alacaklarının 6183 Sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde tahsili için çıkarılan ödeme emrinin iptali istemine ilişkin davalara bakmanın iş mahkemelerinin görevinde bulunduğu ve işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği halde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın idari para cezasına itiraz olarak nitelendirilip yazılı şekilde görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy