(506 S. K. m. 9, 10, 26)
Dava: Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Erol tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; işe girişi süresinde Kuruma bildirilmediği ileri sürülen sigortalı işçi N. Esin'in 14.9.1996 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 21.20 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğraması üzerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri uyarınca rucüen ödetilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece; celbedilen işe giriş bildirgesinde sigortalının 1.9.1996 tarihinde işe girdiğinin belirtilmiş olmasına göre somut olayda 10. maddenin uygulanma imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davalı işverenin 26. madde uyarınca sorumluluğuna karar verilmiştir.
506 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca işveren, çalıştırdığı sigortalıları, örneği kurumca hazırlanacak bildirgelerle en geç bir ay içinde Kuruma bildirmeye mecburdur. Somut olayda, kazadan sonra Kuruma verilen işe giriş bildirgesinde sigortalının işe giriş tarihi 1.9.1996 olarak gösterilmiştir. 506 Sayılı Kanunun Sigortalılığın Başlangıcı ve Mecburi Oluşu başlıklı 6. maddesinde, çalışanlar işe alınmalarıyla kendiliğinden "sigortalı" olurlar. Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalıların işe alındığı tarihten başlar. Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez hükmü öngörülmüş olup, aslolan; işverenin bildirdiği tarih değil, fiilen çalışmanın başladığı tarihtir. İşverenlerin; 10. maddenin getirdiği ek sorumluluktan kurtulmak için, sigortalıların işe girişlerini kaza tarihinden önceki bir ay içindeki bir tarih olarak göstermelerinin mümkün bulunduğu olgusu gözden ırak tutulmamalıdır. Bu nedenle mahkemelerin sigortalıların giriş tarihlerini gerçeğe uygun olarak belirlemeleri gerekir.
Dava konusu somut olayda sigortalı, İstanbul 5. İş Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 1997/88 sayılı hak sahibi dosyasında, sigorta müfettişine verdiği 18.11.1997 günlü ifadesinde ve talimat yoluyla ifadesinin alındığı 22.8.2000 günlü anlatımında 21.6.1996 tarihinde ve kazadan iki ay kadar önce işe girdiğini beyan etmektedir. Sigortalının bu beyanına karşı işveren aksine bir delil ileri sürmemiştir. İşe giriş tarihini en iyi bilebilecek durumda olan kişi sigortalıdır ve bu nedenle sigortalının işe girişinin bir aylık yasal süre içinde Kuruma bildirilmediğinin kabulü ile işverenin 10. maddeye göre sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde 26. madde çerçevesinde sorumluluğa karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy