(1479 S. K. m. 24, 25, 26, 29, ek geç. m. 13) (1086 S. K. m. 76) (743 S. K. m. 1)
Davacı, 20.04.1982 - 15.10.1982 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S.Özlem Hatiboğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının Kurum kayıtlarına 02.11.2001 tarihinde intikal eden dilekçesi ekindeki Bağ-Kur'a giriş bildirgesinde; İzmir Kamyon ve Kamyonetçiler Odasındaki 7162 nolu üye kaydının 22.08.1978 tarihinde başladığı, Karşıyaka Vergi Dairesindeki vergi mükellefiyetinin 01.01.1981- 15.10.1982 arasında devam ettiği, İzmir Kamyoncular ve Kamyonetçiler Odasınca düzenlenen 26.10.2001 tarihli belgede davacının vergi mükellefiyet süreleri dışında oda kaydı bulunmasına rağmen, vergi kaydının silindiği 15.10.1982 tarihinden sonra kendi adına bağımsız çalışmasının bulunmadığı belirtilmiştir.
1479 Sayılı Kanuna 2654 Sayılı Kanunla eklenen ek geçici 13.madde hükmüne göre 20.04.1982 tarihinden önce kayıt ve tescili olmayanların Bağ-Kur sigortalısı olma hak ve yükümlülükleri 20.04.1982 tarihinde başlar. 20.04.1982 tarihinden sonraki dönem bakımından 1479 Sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp aynı maddenin II. bendinde sayılanlar arasında bulunmayanlar için Bağ-Kur sigortalılığı hukuki nitelikçe zorunlu sigortalılık olup, sosyal sigorta ilişkisi yasa yoluyla zorunlu olarak kurulmaktadır. Nitekim 1479 Sayılı Kanunun 26. maddesinde sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği 25. maddesinde de sigortalılığın kendiliğinden başlayacağı hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan "619 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici l. maddesinde 1479 Sayılı Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı öngörülmüş ise de anılan Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesinin 26.10.2000 tarih, 2000/61 Esas, 2000/34 Karar Sayılı kararı ile iptal edilerek iş bu iptal hükmü 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Hal böyle olunca 20.04.1982 tarihinden sonraki dönemler için Bağ-Kur kapsamında zorunlu sigortalıya tabi çalışma sürelerinin tespitine yönelik dava açılmasına yasaca engel bir durum bulunmamaktadır.
619 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin iptal hükmü 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 76.maddesi uyarınca yürüklükteki yasaları resen tatbik etmekle yükümlü bulunan Mahkemelerin yürürlükten kaldıran bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetilerinin bulunmadığının kabulü gerektiğinden ve iptal kararı ile kararnamenin yürürlükten kaldırdığı veya değiştirdiği kanun maddeleri uygulanabilir hale gelmeyeceğinden ortada bir yasal boşluktan söz edileceği ve bu boşluğu Medeni Kanunun l. maddesi gereğince hakim tarafından doldurulması gerekeceğinden hareketle davacının 1479 Sayılı Yasaya 2654 Sayılı Yasa ile eklenen ek geçici 13.maddesine kıyasen 20.04.1982 tarihi itibariyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescili ile vergi kaydının sona erdiği 15.10.1982 tarihine kadar zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği şeklinde hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy