(3201 S. K. m. 3, 6)
Davacı, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.546.472.733 lira Kurum zararının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hüseyin Erol tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; yurda kesin dönüş şartını yerine getirmediği için 3201 Sayılı Kanun uyarınca yaptığı borçlanması ve yaşlılık aylığı iptal edilen davalıya 01.09.1992 - 23.04.1999 tarihleri arasında fuzulen ödenen yaşlılık aylıklarının istirdadı istemine ilişkin olup, davalının 23.03.1992 - 30.06.1998 tarihleri arasında Almanya'dan işsizlik/hastalık yardımı aldığı çekişmesizdir.
3201 Sayılı Kanunun 3 ve 6. maddeleri hükmüne göre, yurt dışında geçen çalışmaların borçlanılabilmesi ve yaşlılık aylığı tahsisi için gerekli esas koşul "yurda kesin dönüş" yapmaktır. Anılan maddelerde öngörülen kesin dönüşten sözedilebilmesi için de Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini gerek çalıştığı işyerleri ve gerekse ilişkin olduğu Sosyal Güvenlik Kuruluşları yönünden sona erdirerek yerleşmek üzere Türkiye'ye dönüş yapmaları gerekir.
Dava konusu olayda, davalı sigortalının borçlanma talep tarihi ve yaşlılık aylığı tahsis tarihini kapsar biçimde Federal Almanya Cumhuriyetinde işsizlik/hastalık yardımı aldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp, bu durumda, davalı yönünden "yurda kesin dönüş" koşulu gerçekleşmemiş bulunduğundan, 3201 Sayılı Kanuna dayalı borçlanması ile bu kanun kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının geçerliliğinden bahsedilemeyeceğinden davacı kurumun istirdat istemi bu çevrede değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. Bu bağlamda davalıya fuzulen ödenen yaşlılık aylıkları faizinin aybeay hesaplanmak suretiyle bulunacak kurum alacağından davalı tarafından Kuruma ödenen borçlanma bedelinin Kuruma ödeme tarihi ile borçlanmanın iptali nedeniyle yapılan mahsup tarihi arasındaki döneme ilişkin faiz tutarı dikkate alınarak belirlenecek miktarın düşülmesi suretiyle bulunacak Kurum zararı hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy