(743 S. K. m. 27)
Dava: Davacı, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 139.970.626 liranın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, sonucu itibariyle davacı Kurumun pasif sigortalısının ölümünden sonra hak etmediği yaşlılık aylığının sigortalının banka hesabından haksız olarak çekildiğinden bahisle iş bu Kurum zararının sigortalının mirasçısı eşinden tahsiline ilişkindir.
Öncelikle dava konusu 19.11.2000 - 19.12.2000 dönemine ilişkin yaşlılık aylığının tümü sigortalının 18.11.2000 tarihinde ölmesi nedeniyle hak etmediği aya ilişkin bulunmaktadır. Belirtilen nedenlerle sigortalının terekesine dahil bir borçtan söz edilemez ve sigortalının kanuni mirasçısı eşinin Medeni Kanun hükümlerine göre kuruma karşı bu miktardan sorumluluğu mümkün değildir. Öte yandan, sigortalının ölümünden sonraki döneme ilişkin olup, sigortalının hak etmediği yaşlılık aylığını, sigortalının banka hesabından çekerek mamelekinde haklı bir sebebe dayanmaksızın artma meydana gelen mirasçı saptanarak dava konusu miktarın sebepsiz zenginleşen bu şahıstan Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak istirdadına gidilmelidir. Ayrıca sigortalının ölümünü Kurum ya da ilgili Bankaya bildirmeyerek sigortalının ölümünden sonra onun banka hesabından yine sigortalının hak etmediği yaşlılık aylıklarını çeken kişinin iyi niyetle sebepsiz zenginleşen durumunda olduğundan söz edilemeyeceği de açıktır. Bu yönde sigortalının ölümü tarihinde birlikte ikamet ettiği mirasçısı davalı eşin 20 milyon lirayı Kurumun istemi üzerine ödemesi de değerlendirildiğinde dava konusu miktarı hesaptan çekmesi üstün olasılık dahilinde olup bu karinenin aksini ispat yükü bu davalıya ait olmalıdır.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan ve eksik araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy