(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammına yaptığı itirazı ret eden komisyon kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı; 506 Sayılı Yasanın 79/7-8. Maddesi olup, sigorta müfettişi tarafından iş yerinde yapılan denetimde, üç sigortalının tespit edildiği belirtilmektedir. Bunlardan birinin, minibüs işletmeciğinden dolayı aktif Bağ- Kur sigortalısı, davacının oğulları olan diğer iki kişinin ise isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğu anlaşılmaktadır.
Öncelikle, Durum tespit tutanağında üç, sigorta müfettiş raporunun sonuç kısmında ise iki sigortalı yönünden işlem yapılmasının istendiği dikkate alınarak, Kurum tarafından resen düzenlendiği anlaşılan sigorta belgeleri getirtilerek, hangi sigortalılar yönünden prim tahakkuku yapıldığı belirlenmelidir.
Davacı, oğullarının kendisine ait manifaturacı dükkanın da sadece yardım amacıyla bulunduklarının, iş yeri kapasitesinin sigortalı çalıştırmayı gerektirmediğini ifade etmektedir.
506 Sayılı Yasanın 2. Maddesi hükmü ile Bir hizmet akdine dayanarak bir... işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar. İşlemlere esas alınan sigorta müfettiş raporunda ise çalıştığı ifade olunanlar yönünden somut olgulara dayalı ayrıntılı bir saptama olmadığı gibi, mahkemece; baba ve oğulları arasındaki ilişkisinin bir tür ortaklık ilişkisi olup olmadığı da araştırılarak irdelenmiş değildir.
Yukarıda açıklanan olgular karşısında mahkemece, müfettiş tutanağında adları saptanmış olan kişilerin ifadelerine de başvurularak, raporun doğruluğu ve taraflar arasındaki hukuki ilişki hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak nitelikte saptanarak ortaya çıkacak sonuca göre karar vermek gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde; davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy