(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, 1.9.1983 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkemece, davacının baskın nitelikteki çalışmalarının Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi olarak geçtiği nedenle 1.9.1983 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının geçerli olduğuna karar verilmiştir.
Gerçekten de, davacının, isteğe bağlı Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının başladığı 1.12.1995 tarihine kadar olan devre yönünden mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, davacının gemi acenteliği işinden dolayı mükellefiyet kaydının 16.9.1997 tarihine kadar devam ettiği, bu tarih ile gemideki tüm hisselerini T. Kızılay Derneğine hibe ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 Sayılı Bağ-Kur Yasasının 24. Maddesi hükmü ile ...her hangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar.. anılan yasa kapsamında sigortalı sayılırlar.
Davacının Sosyal Sigortalar Kurumu isteğe bağlı sigortalısı olmakla, hizmet akdi ile sürmekte olan zorunlu sigortalılığı sona ermiştir. Bu nedenle de, isteğe bağlı sigortalı olduğu tarihten, vergi mükellefiyetini terk ettiği 16.9.1997 tarihine kadar geçen devrede SSK kapsamında geçen baskın nitelikte bir çalışmadan söz edilerek, Bağ-Kur sigortalılığının iptaline karar verilemez.
Ancak, soyut düzeydeki vergi kaydının ise, Bağ-Kur sigortalılığını sağlamayacağı, bunun öncelikli koşulunun; kendi ad ve hesabına bağımsız çalışmak olgusunun somut olayda varlığının saptanmış olması gerekeceği hukuksal gerçeği de dikkate alınmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, vergi dairesi ve diğer ilgili birimlerden gemi acenteliğine dair gelir belgeleri celp edilerek, Bağ-Kur kapsamına girecek nitelikte bir çalışmanın saptanması halinde ise, belirtilen devrede olmak üzere Bağ-Kur sigortalılığına hükmedilmesi, yaşlılık aylığı yönünden de beliren bu durum dikkate alınarak değerlendirme yapılmasıdır.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy