(506 S. K. m. 79, 140)
Dava: Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumu müfettişi tarafından düzenlenen tespit tutanağının iptali ile işçilerin çalışmalarının bordro ve bildirgelerde gösterildiği gibi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi O. Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mahkeme davanın kabulü ile Kurum işleminin iptaline karar vermiş ise de bu kararın eksik incelemeye dayandığı görülmüştür.
Dava 9.8.1999 tarih ve 5743 sayılı tutanağın iptali talebiyle açılmış ise de, gerçekte bu yazı Bölge Çalışma Müdürlüğüne bağlı İş Müfettişinin 26.7.1999 tarihli inceleme raporunun Sosyal Sigortalar Kurumu Müdürlüğüne gönderilmesine dair yazının tarih ve numarasıdır. Söz konusu raporda iş müfettişi işverence eksik işçilik bildirildiğini tespit etmiş Sosyal Sigortalar Kurumu Müdürlüğü ise bu rapora dayanarak davacı işveren adına idari para cezası tahakkuk ettirerek bunu 15.8.2000 tarih ve 30208 sayılı yazı ile ayrıca ek prim bildirgesi ve ek dönem bordrosu verilmesine dair yazıyı da aynı gün ve 30207 sayı ile davacıdan istemiş bu yazılar 23.8.2000 de davacıya tebliğ edilmiş ve davacı işveren her iki yazıya karşı 1.9.2000 tarihli dilekçe ile itirazda bulunmuş, Kurum İtiraz Komisyonu süresinde yapılmadığından bahisle bu itirazı 6.10.2000 tarihli kararla reddetmiş, iş bu davanın ise 22.9.2000 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İdari para cezası 506 Sayılı Kanunun 140.maddesinde, noksan prim bildirgesi ve bordro verilmesi ise aynı Kanunun 79. maddesinde düzenlenmiştir.140.maddede de itiraz süresi 7 gün, 79.maddede ise 1 aydır.
Davacı 1.9.2000 tarihli itiraz dilekçesinde hem idari para cezasına hem de ek prim bildirgesi ve ek bordro düzenlenmesine ilişkin Kurum işlemlerine itiraz etmiş, davayı da bu iki işlemin iptali talebine dayandırmıştır.
Şu halde, yukarıda belirtilen yasa maddeleri doğrultusunda mahkemenin her iki işleme ilişkin iptal isteğini ayrı ayrı tartışıp değerlendirmesi gerekir.
İdari para cezasına itiraz, ilgili maddede açıkça belirtildiği gibi İş Mahkemesine değil, Sulh Ceza Mahkemesine yapılmalıdır. Bu sebeple idari para cezası ile ilgili davanın yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dinlenmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Ek bildirge ve bordro düzenlenmesine dair Kurum işleminin iptaline ilişkin taleple ilgili olarak davanın 506 Sayılı Kanunun 79.maddesindeki 1 aylık süre içinde açıldığı tartışmasız ise de, tutanak tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre müfettiş raporlarının aksi sabit oluncaya kadar muteber oldukları göz önünde tutularak delillerin takdiri cihetine gidilmesi ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tutanağın soyut nitelikte olduğundan bahisle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,14.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy