(506 S. K. m. 10, 26)
Dava: Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 10 ve 26. maddeleridir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, anılan yasa maddelerine dayanılarak açılan bu tür rücu davalarında 10. maddenin uygulama önceliğinin bulunduğu açıktır. Somut olayda ise 10. maddenin öngördüğü koşulların araştırılmadığı da ortadadır. Bu durumda yapılacak iş; öncelikle 10. maddede öngörülen koşulların bu davada oluşup oluşmadığı yönü incelenmek oluştuğunun belirlenmesi durumunda işveren Anonim Şirket yönünden anılan madde çevresinde hüküm kurmak, keza gelir bağlama kağıdında sigortalıda oluşan %34 meslekte kazanma gücü kaybı oranı bakımından kontrol kaydı bulunmasına ve bu durumun rücu alacağının tavanını teşkil eden miktara ve iç tavana doğrudan etkili olmasına rağmen sonucu araştırılıp kesinleşmiş meslekte kazanma gücü kaybı oranı belirlenmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
Mahkemece belirtilen maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy