(506 S. K. m. 53, 60)
Dava: Davacı, malul olduğunun ve emeklilik aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi İ. Çakmak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Hükme dayanak yapılan Adli Tıp Kurumu raporu ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 23.2.1999 tarihli raporu arasında açık çelişki mevcuttur. Gerçekten Adli Tıp Kurumu raporunda, davacıda mevcut hastalığın işe girmeden önce mevcut olduğu, ancak işe giriş tarihi olan 1.6.1974 itibariyle bu hastalığın malulen emekliliği gerektirecek düzeyde olmadığı sonucuna varılmıştır. Yüksek Sağlık Kurulu raporunda ise sigortalının maluliyeti gerektiren hastalık ve arızası ile işe girmiş olduğu kabul edilerek maluliyet sigortasından yararlanamayacağına karar verilmiştir.
Her iki kurul, sağlık konusunda üst düzeyde uzman kuruluşlar olup, raporlar arasındaki açık çelişkinin, Tıp Fakültesinin ilgili ana bilim dalı sağlık kurullarından alınacak raporla giderilmesi ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Öte yandan,Mahkemece davacının 506 sayılı Kanunun 53/3 maddesine göre malullük sigortası yardımından yararlanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılması halinde,her ne kadar talep malullük aylığına ilişkin ise de, bununla ilgili 53/3 maddesine yollamada bulunan aynı Kanunun 60.maddesinin (C) bendi hükmüne göre davacıya yaşlılık aylığı bağlama şartlarının mevcut olduğu anlaşılırsa,davanın bu madde kapsamında kabulü ile 17.9.1999 dan itibaren davacının yaşlılık aylığından yararlanması gerektiğine karar verilmelidir.
Her ne kadar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74.maddesi hükmüne göre, hakim davada talep edilenle bağlı ise de, 60/C maddesinin bir atıf maddesi olduğu göz önünde tutulmalı ve uyuşmazlık bu doğrultuda çözümlenmelidir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda yargılama yaparak varılacak sonuca göre karar vermesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hatalı karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy