(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1975 yılından 12.9.1993 tarihine kadar sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davalıya ait işyerinde 14.8.1975- 12.9.1993 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkindir.
Davacı tarafından davalı işveren aleyhine isçilik hakları ile ilgili olarak açılan dosya celp edilmiş, bu dosyada davacının davalı işverene ait Bigben unvanlı gazino işyerine 1975 yılında girdiği ve 12.9.1993 tarihine kadar aralıklı olarak çalıştığı ve bu dosyada primi ödenen süreler dikkate alınarak karar verildiği görülmüştür.
Davacının davalı işyerinden 15.3.1979 tarihinde çıkışı gösterilmiştir. Ayrıca 2.6.1980 tarihinde başka bir işyerine girişi, 27.2.1981 tarihinde bu işyerinden çıkışı, yine 1.10.1981 tarihinde başka bir işyerine girişi, 30.4.1983 tarihinde çıkışı vardır. Keza davacının davalı işyerine 21.10.1985 tarihli girişi 4.12.1988 tarihinde çıkışı görülmektedir. Davacının 1.5.1989 tarihi ile 1991 tarihleri arasında farklı işyerlerine giriş ve çıkış yaptığı anlaşılmaktadır. Davalıya ait işyerinden birden ziyade işe giriş bildirgesi verildiğinden ve sigortalının da imzası bulunduğundan bu olgu sigortalının anılan işyerinde kesintili çalıştığına karine teşkil eder. Somut olayda davacı ve tanıklar çalışmanın sürekli geçtiğini söylemişlerse de iddia edilen dönemde davacının başka işyerlerinde de çalıştığı ve oralardan Kuruma bildirim yapıldığı görülmektedir. Bu durumda gerek davacının ve gerekse tanıkların iddia ve sözleri samimi kabul edilemez. Hal böyle olunca sürekli çalışmayı doğrulayan yazılı delil elde edilemediği halde davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy