(506 S. K. m. 10, 26) (818 S. K. m. 43, 44) (1086 S. K. m. 74)
Davacı, iş kazasında malül kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava; işe girişi süresinde Kuruma bildirilmediği ileri sürülen sigortalı işçi Erkan E.'nin 18.02.1998 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu malül kaldığı Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Davacı Kurum 506 Sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca istemde bulunduğu halde sigortalının işe girişinin süresinde Kuruma bildirilip bildirilmediği yöntemince araştırılmamıştır.
Davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. Zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10.maddeye göre sorumlu tutulması gerekir. Hakkaniyet indirimi yapılırken sigortalının müterafik kusuru oranında indirim yapılması halinde, 26. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar ile 10. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar arasında herhangi bir fark kalmayacağından hakkaniyet indiriminin, sigortalının müterafik kusurundan az olması gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiğinin tespiti halinde işverenin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplanacak maddi tazminat miktarından, davalının kusur durumu da dikkate alınarak Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak gerçek zarar tavanı belirlendikten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak tavan aşılmamak suretiyle rücu alacağına hükmetmekten ibarettir.
2- Kabule göre de;
506 sayılı yasanın 26. maddesi uyarınca % 80 kusura göre isteme aynen hükmedilmesi gerekirken yasal dayanağı öngörülmeksizin iç tavandan % 20 oranında hakkaniyet indirimi uygulanarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Sosyal Sigortalar Kurumunun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy