(506 S.K. m. 63, 74)
Dava: Davacı ve karşı davalı, davalı Kurum işleminin iptali ile Mayıs 2000 tarihinden itibaren kesilen emekli maaşlarının faiziyle birlikte iadesine, 1.10.2000 - 22.2.2001 tarihleri arası birikmiş geliri olan ve Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından borca mahsup edilen 799.414.315 liranın faiziyle birlikte ödenmesine, destekleme priminin işverenden alınmasına, davalı ve karşı davacı ise, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 2.123.803.530 lira fuzuli ödemenin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde İ. Ç.'in açmış olduğu davada 1.6.1997 - 30.9.1999 tarihleri arasında sınırlı olmak üzere açılan davanın reddine, davalı ve karşı davacı Kurumun davasının kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik hakimi H. E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Sigortalı tarafından Kurum aleyhine açılan asıl dava, sigortalının yaşlılık aylığı alırken sosyal güvenlik destek primi ödemeden çalışma olgusuna dayanılarak yaşlılık aylığının kesildiğinden bahisle 1.6.1997 - 23.5.2000 dönemine ait yaşlılık aylıklarının istikdadına dair Kurum işleminin iptali, durdurulduğu tarihten başlayarak yeniden bağlandığı tarihe kadar ki, sürede ödenmeyen aylıklar ile 1.10.2000 - 22.2.2000 tarihleri arasında hakedilen yaşlılık aylıklarından mahsup edilen miktarın Kurumdan tahsili istemine, Sosyal Sigortalar Kurumunca sigortalı aleyhine açılan karşı dava ise 1.6.1997 - 23.5.2000 döneminde sigortalıya fuzulen ödenen yaşlılık aylıklarının sonradan bağlanan aylıklardan yapılan mahsup işleminden sonra kalanının istirdadı istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 63/A bendi hükmüne göre yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerekmekte ise de; sigortalının yazılı istemi bulunmasa dahi çalışma süresince sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ya da tüm sigorta kollarından prim ödenmesi durumunda; bu olgu, sigortalının 506 sayılı Kanunun 63/B bendi kapsamında tercihini kullandığını göstereceğinden sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığının bidayetten itibaren ödenmesine devam edilmesi gereği kabul edilmelidir.
Somut olayda; davacı - karşı davalı sigortalının moturlu taşıt sürücü kursu işyerindeki çalışması süresince tüm sigorta kollarından sigorta priminin ödenmediği, çalışmanın sigorta müfettişi denetimi ile saptanmasından sonra Kuruma primin ödendiğinin anlaşılaması durumunda; sigortalı bildirimsiz (kaçak) işçi olarak çalışmakta olduğundan Kurumun fiili çalışma süresi ile sınırlı biçimde bu dönemde ödenen yaşlılık aylıklarını sigortalıdan istirdada hakkı bulunmaktadır. Diğer taraftan davacı - karşı davalı sigortalının anılan işyerinde geçen fiili çalışma süresi de işyeri kayıtları da gözetilmek suretiyle hiçbir kuşku ve terddüte yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Sigortalının 27.3.2000 - 30.8.2000 döneminde diğer bir işyerinde geçen çalışma süresinde ise, sosyal güvenlik destek primi ödeme hususundaki iradesini açıkça ortaya koyması itibariyle sigortalıya bu dönemde yaşlılık aylığı ödemesine devam edilmesi gereği açıktır. Hal böyle olunca Mahkemece, bildirimsiz olarak fiilen çalışılan süredeki yaşlılık aylıklarının fuzuli ödeme teşkil ettiği, bu dönem dışında sigortalıya yaşlılık aylığı ödemesine devam edilmesi gereği açıktır. Hal böyle olunca Mahkemece, bildirimsiz olarak fiilen çalışılan sürede yaşlılık aylıklarının fuzuli ödeme teşkil ettiği, bu dönem dışında sigortalıya yaşlılık aylığı ödemesine Kurumca devam edilmesi gereği gözetilerek, sigortalıya sonradan bağlanan yaşlılık aylıklarından (ki bu aylıklara ilişkin gösterge ve aylık bağlama oranının belirlenmesinde 27.3.2000 - 30.8.2000 dönemindeki çalışma esas alınmak suretiyle) yapılan mahsupta da Kurumun istirdada haklı bulunduğu miktar esas alınmak suretiyle; sigortalının açtığı asıl dava ile Kurumun açtığı karşı dava konusu istemler hakkında hüküm kurulmalıdır.
Davacı - karşı davalı sigortalının 506 sayılı Kanun madde 74 kapsamında tüm sigorta kollarından prim ödemesinin sigorta müfettişi denetiminden önce gerçekleşmesi durumunda ise; bu olgunun sigortalının tercihini 506 sayılı Kanun 63/B maddesi kapsamında kullandığını göstermesi ve kaçak işçi çalıştırma ve Kurumun prim kaybına neden olma gibi bir durumda söz konusu bulunmaması itibariyle, sigortalıya bidayette bağlanan yaşlılık aylıklarının fiili çalışma süresi de dahil olmak üzere başlangıçtan itibaren ödenmesine devam edilmesi gereği kabul edilmelidir. Ne varki, 506 sayılı Kanun 63/A bendinin uygulanmaması nedeniyle hak edilen yaşlılık aylığın miktarının da önceki aylık bağlama oranı ile göstergeye göre belirlenmesi bir başka ifade ile tüm sigorta kollarından primi çalışılan bu sürelerin sigortalılık süresinden sayılamayacağı ve yaşlılık aylığı miktarında artmaya neden olamayacağı olgusu da gözönünde tutulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), 28.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy