(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, trafik iş kazasında ölen sigortalı işçilerin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Sigortalı Yılmaz K.ın kullandığı 01.PV.840 Plakalı hususi oto seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybedip ters yola girmesi sonucu Bahattin B. ve Yaşar T.nin içinde bulunduğu araca çarpıp aynı şekilde seyir halinde bulunan Gürbüz Y. yönetimindeki araçla bu iki aracın çarpışması sonucu sigortalı Yılmaz K. ile diğer araçta bulunan sigortalı Yaşar T. ve Bahattin B. vefat etmişlerdir. Kurumca hak sahiplerine aylık bağlanmış ve cenaze masrafı yapılmıştır.
Kurum, işbu dava ile sigortalıların gelirlerinde artışın gerçek zararla bağlı kalınarak, aynı olayda ölen ve 8/8 oranında kusurlu bulunan Yılmaz K.ın hak sahibi eşi Sevil K.dan tahsilini istemektedir.Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 26.maddesi olduğu açıktır. Bu maddeye 2934 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle eklenen fıkra hükmüne göre iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölümlerde hak sahiplerine yapılacak her türlü yardım ve ödemeler için aynı iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kasti veya kusuru bulunup bu olayda ölen sigortalının hak sahiplerine rücu edilemez. Diğer taraftan bu rücu davasında kararı temyiz eden davalının aynı olayda ölen ve 8/8 kusurlu görülen sigortalı Yılmaz K.ın hak sahibi durumunda bulunduğu tartışmasızdır.
Açıklanan nedenlerle 506 sayılı Kanunun 26/2.maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ayrıca kabule göre de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmolunmaması isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy