(818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hüseyin Erol tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava,24.12.1989 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalılardan rucüen tahsili istemine ilişkin olup Dairemizin 27.10.1998 tarihli Bozma Kararından önceki Mahkeme kararının davacı Sosyal Sigortalar Kurumunca icra takibine konması üzerine takip dosyasına davalılardan işveren şirket tarafından 31.8.1998 tarihinde ödenen 1.400.000.000 liranın özellikle ilgili İcra Müdürlüğünün 26.3.2001 günlü cevabi yazısı kapsamında asıl alacağa mı yoksa işlemiş faizine mi mahsup edildiği, gerektiğinde icra dosyası da celbedilerek araştırılıp sonucuna göre dava konusu asıl alacak ve faizi hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın konusu kalmadığından bahisle reddine karar verilmesi;
Kabule göre de; Borçlar Kanununun 53.maddesinde ifadesini bulan kesinleşmiş ceza ilamı ile saptanmış maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı ilkesine aykırı biçimde ceza davasında kusurlu bulunarak mahkum olan montaj ustabaşısı Hasan'a zararlandırıcı sigorta olayının vukuunda kusur vermeyen yetersiz kusur raporunun hükme dayanak kılınması;
Davacı Kurumun rücu alacağının dış tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde, Dairemizin önceki bozma kararında öngörülen bozma nedenleri kapsamında davalılar yönünden usulü kazanılmış hak teşkil eden 9.10.1997 tarihli hesap raporunun esas alınmasında; mükerrer kusur indirimi uygulanarak hak sahiplerinin gerçek zarar tavanının eksik tespiti;
Davanın açılmasından sonra dava konusunun ödenmesi halinde davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy