(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerlerinde 10.3.1994 - Kasım 1994, 10.3.1995 - Kasım 1995 ve 10.3.1996 -Kasım 1996, 10.3.1997 - Kasım 1997 ve 01 Şubat 1998 - Ocak 1999 tarihleri arasında sigortalı işçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin gerektiği, Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Mahkemece, davacı tanıklarının birlikte çalışma olgusundan kaynaklanmayan bilgilerine dayanılarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuşsa da, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması zorunluluğu gözetilerek, iddia edilen dönemin tümünü kapsar biçimde davalılara ait işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı çalıştırmayı gerektirir nitelik ve kapasitede olup olmadığı, davacının iddia edildiği gibi sigortalı sayılmayı gerektirir bir çalışma ilişkisi içerisinde bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabileceği ve gerektiğinde re'sen kanıt toplama olanağı bulunduğu da gözetilerek; davacının davalılar dışındaki işyerinden davalı kuruma bildirilen sigortalılık süresini gösterir prim tahakkuk cetveli getirtilerek, istem konusu döneme ilişkin çalışmayla bir çakışmanın bulunup bulunmadığı belirlenmeli, işyeri kayıtlarının mahkemeye sunulup sunulmadıkları konusundaki çelişki de giderilerek işyeri kayıtları üzerinde gerekli inceleme yapılmalı, davalı işverenlere ait işyerindeki çalışmaları kayıtlara geçmiş kişiler, işyeri yetkilileriyle çevre işyeri işveren ve çalışanlarının tanıklıklarına başvurulmak suretiyle çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanması gereği üzerinde durulmalıdır.
Sıralanan fiili ve hukuki gerçekler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy