(6762 S. K. m. 451) (818 S. K. m. 179)
Dava ve Karar: Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davada husumet, işveren sıfatıyla Sesa Serpantin San. A.Ş.'ne yöneltilmiştir. Sigorta olayının 04.09.1991 tarihinde vuku bulduğu, sigortalıya Kurumca bağlanan gelirlerde meydana gelen artışın gerçek zarar tavanı ile sınırlı miktarının tahsiline ilişkin iş bu davanın 21.02.2000 tarihinde açıldığı, 19.09.1995 tarihinde şirketin tasfiyeye gittiği, tasfiyenin kapatılması ile sicil kaydının silinmesine ilişkin keyfiyetin 15.04.1997 tarihinde ticaret siciline tescili ile aynı tarih itibariyle sicil kaydının silindiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Anonim şirketlerin tüzel kişiliğe sahip oldukları tartışmasızdır. Tüzel kişilik ticaret sicilindeki kaydın terkini ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işleminin eksiksiz tamamlanması gerekir. Eğer tasfiye işlemleri gerçek olarak tamamlanmamış ve tasfiyede gerekli hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez. Bu itibarla davacı Kurum vekiline uygun süre verilerek tasfiye işlemleri tam olarak sona ermediği için davalı Anonim Şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyası hakkında tasfiye kuruluna husumet tevcihi suretiyle Asliye Ticaret Mahkemesine dava açmasının sağlanması, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucunun beklenmesi, tüzel kişiliğinin yeniden ihyası halinde bu tüzel kişiliğin huzuru ile rücu davasının yürütülmesi gerekir. Diğer taraftan davacı Kurumun iddiası gibi davalı Anonim Şirketin Türk Ticaret Kanunu madde 451/2 kapsamından başka bir şirkete (Günkol Güneş Enerjisi ve klima San. A.Ş.'ne) devri suretiyle infisah ettiğinin anlaşılması durumunda; bu halde katılan Anonim Şirket bütün aktif ve pasifiyle devralan şirkete geçeceğinden giderek infisah eden şirketin malları ve borçları tediye ve temin edilinceye kadar devralan şirketçe idare olunacağından; dava dilekçesi devralan şirkete tebliğ edilerek Yargılamaya onun huzuru ile devam edilip dava sonuçlandırılmalıdır.
İş kazasının vukuundan sonra, işyerinin tüm hak ve borçları ile birlikte diğer bir şirkete devredildiğinin saptanması durumunda ise; Borçlar Kanunu'nun 179. maddesi hükmüne göre, davalı Anonim şirketin devreden şirket olarak muaccel kurum alacağı için devir keyfiyetinin ihbar ve ilanı tarihinden, sonradan muaccel olan rücu alacağı içinde muacceliyet tarihinden itibaren 2 yıl içinde devralan şirketle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı hususu da gözönünde tutulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 16.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy