(506 S. K. m. 63)
Dava: Davacı, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 2.057.038.208 liranın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 63. maddesidir.
Dava konusu olayda, davalı, kendisine Kurumca 1.3.1997 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra sigortalı bir işte 9.8.2000 tarihinde çalışmaya başlamış ve tüm sigorta kollarından primi ödenmiştir. Davalı daha sonra 27.10.2000 tarihinde Kuruma intikal eden dilekçesinde Sosyal Güvenlik Destek Primi ödemek şartıyla yaşlılık aylığı kesilmeden tekrar çalışmak istediğini bildirmiştir. Davacının 9.8.2000 tarihi ile 27.10.2000 tarihleri arasında yaşlılık aylığının kesilmesi yönünde Kuruma bir başvurusu mevcut değilse de oran itibariyle Sosyal Güvenlik destek priminden daha fazla olan tüm sigorta kollarından primlerin ödendiği anlaşılmaktadır.
Şu hale göre, olayda kaçak işçi çalıştırmak ve prim kaybına yol açmak gibi bir durum sözkonusu olmadığına göre, sırf yazılı başvuru bulunmadığı gerekçesiyle davalının aylığının kesilmesi ve aylarca yaşlılık aylığından yoksun bırakılması yasanın ruhuna ve adalete uygun düşmez.
Keza Sosyal Güvenlik destek primi ödenen sürelere ilişkin aylık dahi kesilemez.
Kaldıki 63. maddenin son fıkrası sigortalılara bir tercih hakkı tanıyarak maddenin A bendinden yararlananların B bendini, B bendinden yararlananların ise A bendinin uygulanmasını Kurumdan isteyebilecekleri hükmünü getirdiğine göre sigortalının iradesine üstünlük tanıyarak, tüm sigorta kollarından ödenen sigorta primlerinin destek primi olarak kabul edilmesi ve bu suretle aylık kesmeye ve istirdada ilişkin Kurum işleminin iptal edilmesi gerekir.
Nitekim, Hukuk Genel Kurulu çeşitli kararlarında (17.2.1999 tarih ve 1999/60- 105 ve son olarak 25.4.2001 Tarih ve 2001/373 - 392 sayılı kararları) yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda sigortalının gerçek iradesine üstünlük tanınması gerektiği sonucuna varmıştır.
Mahkemece yapılacak iş yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda davanın reddine karar vermekten ibarettir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Başkan Resul Aslanköylü'nün muhalefetine karşı; Üye M.Zafer Erdoğan, Üye Sami Koçak, Üye Coşkun Ö. ve Neslihan Sever'in oylarıyla ve oyçokluğuyla 2.5.2002 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
506 sayılı Kanunun 63. maddesinin A bendinde "Bu kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı olarak çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları çalışmaya başladıkları tarihte kesilir." hükmüne yer verilmiştir.
Maddenin bu açık ifadesi karşısında Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı olarak çalışmaya başlayanların aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerektiğinin kabulü gerekir.
Diğer taraftan, söz konusu maddenin B bendi ise sigortalıya Kuruma yazılı başvuruda bulunmak ve adına Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenmek şartıyla yaşlılık aylığı kesilmeden tekrar çalışma imkanı bahşetmektedir.
Dava konusu olaya gelince, sigortalının Kuruma böyle bir başvurusu mevcut olmadığı gibi, çalışma süresince ödenen primlerin bir kesimi normal prim bir kesimi sosyal güvenlik destek primidir. Bu durumda Kurum, 506 Sayılı yasanın 63 maddesinin 2 ve 3 fıkraları gereği olarak ilerde, çalışmanın sona ermesiyle tekrar yaşlılık aylığı talep edilmesi sırasında bu son çalışmaları da dikkate alarak talep tarihine göre tekrar aylık hesabı yapacak ve hesaplanan bu aylık önceden bağlanan aylıktan fazla ise yeni aylık üzerinden ödeme yapmaya başlayacaktır. Yeniden hesaplanan aylığın eski aylıktan az olması halinde de, eski aylık esas alınmakla birlikte aynı yasanın 61. maddesinin A bendinin a fıkrası uyarınca, aylığın kesilmesinden sonra geçen bu primli hizmetlerin gün sayıları dikkate alınarak aylık bağlama oranının arttırılacağı da bu çerçevede yasal mevzuat gereğidir.
Hal böyle iken 63. maddenin B bendine uygun biçimde kullanılmayan bu hakkın mahkemece dava sırasında sigortalıya tanınmasının madde metnine ve yasa koyucunun amacına aykırı düşeceği açıktır. Şu hale göre, sosyal güvenlik destek primi kesilmiş süreye ait aylıkların kesilemeyeceğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmakla beraber normal primlerin ödendiği süreye ilişkin aylıkların kesilip geri istenebileceği görüşündeyim. O nedenle bu kesime isabet eden aylıkların Kurumca geri istenebileceğine dair mahkeme kararı doğrudur.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy