(506 S. K. m. 10, 26, 87)
Dava: Davacı,iş kazasında malül kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme,ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Osman Bülbül tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Sosyal Sigorta Hukuk açısından işveren vekili,yapılan işin denetimini ve yönetimini üslenen kişidir.Dairemizin yerleşmiş görüşlerine göre işveren vekilinin kusurundan ötürü asıl işveren sorumlu değildir.Somut olayda davalı Hüseyin'in anılan işin yürütümünü üslendiği açıkça belli değildir.Şayet işin yürütümü ve denetimi davalı Hüseyin tarafından yerine getiriliyorsa asıl işverenin somut bir biçimde iş güvenliği mevzuatına aykırı bir eylemi saptandığı taktirde sorumlu tutulabilir.Öte yandan işin yapılması için tüm işlemler asıl işveren tarafından yürütülüyor ise ve Hüseyin'in kişisel bir kusuru yoksa Hüseyin asıl işverenin kusurundan ötürü sorumlu tutulamaz.Açıklanan doğrultuda araştırma ve inceleme yapılıp maddi olguların belirlenmesi sonucunda gerçek durum, konuda uzman bilirkişi kuruluna inceletilmeli ve kusur dağılımı buna göre saptanmalıdır.Diğer taraftan davalılar sürekli işgöremezlik derecesine itiraz ettiklerine göre Sosyal Sigortalar Kanununun 109.maddesinde öngörülen prosedür işletilmek suretiyle sürekli işgöremezlik derecesi açıklığa kavuşturulmalıdır.
Açıklanan bu maddi ve hukuki nedenler gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy