(506 S. K. m. 26, 82) (6762 S. K. m. 301)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava Tedaş Genel Müdürlüğü aleyhine açılmıştır. Husumet konusu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 187. maddesinde yer alan ilk itirazlardan olmadığı için davanın her safhasında taraflarca itiraz konusu yapılabileceği gibi, mahkemece de re'sen ele alınabilir.
Davalı Tedaş vekili yargılama sırasında husumet itirazında bulunarak, iş kazasının meydana geldiği işyerinin bağlı olduğu Sinop Elektrik Dağıtım Müessesesinin dava tarihinden önce, ticaret siciline tescil ve ilan edildiğine dair T.Ticaret Sicili gazetesi örneğini mahkemeye ibraz etmiştir.
Mahkemenin iş kazasının meydana geldiği işyerinin bağlı olduğu tüzel kişiliği tespit edip, şayet dava açılmadan önce Tedaş Genel Müdürlüğüne ait bu işyeri Sinop Elektrik Dağıtım Müessesesine aktif ve pasifi ile devredilmişse, dava tarihi itibariyle Tedaş'ın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi, devir işleminin dava açıldıktan sonra meydana geldiği anlaşılırsa, husumetin bu kuruluşa yöneltilmesi için davacı Kuruma mehil verilerek davaya iştirakinin sağlanması ve yargılama sonucu ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre, Avukatlık Kanunu'nun 4667 Sayılı Kanunu ile değişik 168 maddesine göre, Avukatlık Ücretinin hüküm tarihinde yürürlükte olan ücret tarifesine göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, davalı Kurum vekili için eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy