(4721 S. K. m. 27) (1086 S. K. m. 38) (1479 S. K. m. 63)
Davacı, trafik kazasında ölen sigortalının hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Başak Sigorta A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davalı olarak gösterilen İsa Atılgan'ın, davanın açıldığı 15.04.1999 tarihinden önce 19.04.1998 tarihinde öldüğü ve Medeni Kanunun 27. maddesi uyarınca ölümle kişilik sona erdiği halde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 38.maddesi ve 04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak ölü kişi hakkında açılan davaya devam olunarak mirasçılarının davaya dahil edilmesi,
2- 1479 Sayılı Kanunun 63.maddesi hükmüne göre "Sigorta Şirketleri" Bağ-Kur'un rücu hakkını haiz bulunduğu "diğer sorumlular" kapsamındadır.
Bağ-Kur'a anılan madde ile tanınan rücu hakkı Kanundan doğan bağımsız bir rücu hakkı vasfında olup, tazmin sorumlularının sigortalı ya da hak sahiplerine yapmış oldukları ödemelerin rücu alacağından düşülmemesi gerekmekte ise de; Sigorta Şirketlerinin 2918 Sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluğu nedeniyle poliçe limitini teşkil eden miktar, Kurumun rücu davasından önce sigortalı ya da hak sahiplerine ödediğinin geçerli belgelerle kanıtlanması durumunda; Sigorta Şirketlerinin mükerrer ödeme ile karşı karşıya bırakılmaması bakımından ödediği miktar kadar sorumlu tutulmaması gerekir.
Ne var ki, Sigorta Şirketi tarafından poliçeye dayalı olarak sigortalı ya da hak sahiplerine yapılan ödemenin; Bağ-Kur'a tanınan Kanundan doğan rücu hakkının sigortalı ya da hak sahiplerine tanınan haktan bağımsız olarak kullanılması, başka bir anlatımla halefiyet ilkesine dayanmaması nedeniyle 1479 Sayılı Kanunun anılan maddesi kapsamındaki diğer tazmin sorumlularının tavan sınırlamasına tabi olmayan sadece sigortalı ya da hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin değeri ve buna uygulanan kusur payı ile sınırlı bulunan sorumluluklarında rücu alacağından düşülemeyeceği de açıktır.
Davada somutlaşan olayda davalı Sigorta Şirketi poliçe limitini teşkil eden miktarı dava tarihinden önce hak sahiplerine ödediğini savunduğundan ödeme yapılıp yapılmadığı,yapılmışsa tarih ve miktarı dayanağı belgeler de getirtilerek yöntemince araştırıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurum ve davalı Başak Sigorta Anonim Şirketinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy