(506 S. K. m. 9, 10, 26)
Dava: Davacı,işkazasında ölen sigortalı işçinin haksahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme,ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava; işe girişi süresinde Kuruma bildirilmediği ileri sürülen sigortalı işçi Mehmet Tunç'un 4.11.1996 tarihinde meydana gelen işkazası sonucu ölümü üzerine haksahiplerine Kurumca yapılan Sosyal Sigorta Yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 10 ve 26.maddeleri uyarınca rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup,Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Davacı Kurum, 506 Sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca istemde bulunduğu halde sigortalının işe girişinin süresinde kuruma bildirilip bildirilmediği yöntemince araştırılmamıştır.
Davalı işveren Anonim Şirketin 506 Sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır.Zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile,şayet sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemiş ise Kurumca yapılan Sosyal Sigorta yardımlarından 10. maddeye göre sorumlu tutulması gerekir.Hakkaniyet indirimi yapılırken sigortalının müterafik kusuru oranında indirim yapılması halinde 26.maddeye dayanarak açılan dava sonucunda verilecek karar ile 10.maddeye dayanarak açılan dava sonucunda verilecek karar arasında herhangi bir fark kalmayacağından hakkaniyet indiriminin,sigortalının müterafik kusurundan az olması gerekir.
Mahkemece yapılacak iş;davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 10.maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiğinin tespiti halinde 9.12.2001 tarihli hesap raporunda işverenin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplanan maddi tazminat miktarından, Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50 sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak diğer davalı yönünden ise davalıların %70 oranındaki toplam kusuru gözetilerek gerçek zarar tavanı belirlendikten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74.maddesindeki taleple bağlılık ilkesi ile davanın teselsül hükümlerine dayanılarak açıldığı hususu da dikkate alınarak tavan aşılmamak suretiyle rücu alacağına hükmetmekten ibarettir.
Mahkemece,bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 7.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy