(506 S. K. m.26, 87)
Dava: Davacı, işkazasında ölen sigortalı işçinin haksahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme,ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılardan Set Betoya Prefabrik Yapı Elemanları ve Timason İnş. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: İşkazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerine yapılan ödemeler ile bağlanan peşin değerli gelirlerin 506 Sayılı Yasanın 26 ve 87.maddeleri uyarınca tazminine yönelik davada Kurumun rücu hakkının halefiyet ilkesine dayalı olduğu ve bu haliyle de, işkazası sonucu ölen sigortalının haksahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi tazminat miktarından fazlasını halef olarak isteyemeyeceği gerçeği karşısında, haksahipleri tarafından açılmış olan dava sürecinde her bir haksahibi açısından destekten yoksun kalınan zarar tavanlarının belirlendiği, 28.4.1999 tarihli rapordaki değerlerin anılan davada karara dayanak alınarak kesinlik kazandığı açıklanan gerekçe ışığında Menemen Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 1994/264 Esas, 1999/255 Karar Sayılı dosyası içeriğinde belirlenen gerçek zarar dış tavan değerlerinin bu davada da bağlayıcı kabul edilmesi gereği gözetilmeksizin yeni verilerle tavan hesabı yapılarak tazmin sorumluluk sınırının buna göre belirlenmesi yoluna gidilmiş olması,
Davada taraf olmayan A.Daniş Ordu'nun kusuru yönünden teselsül hükümlerine dayanılmadığı halde anılan kişinin kusur oranını da gözetir biçimde gerçek zarar tavan hesabı yapılıp buna göre hüküm kurulması,
Hükmedilen meblağ içinde yer alan gelir ve ödemelere yürütülecek faiz başlangıç tarihlerinin uygulanacakları miktarların Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388.maddesi açık hükmü karşısında infazda tereddüde yol açmayacak biçimde belirlenmesi gereğinin gözetilmemiş olması,usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde kararı temyiz eden davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy