(506 S. K. m. 26) (YHGK. 09.10.2002 T. 2002/10-905 E. 2002/789 K.)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı Sosyal Sigortalar Kurumunun, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine bağlanan 14.021.571.242, 12 lira peşin sermaye değerli gelirin şimdilik % 50 oranına isabet eden 7.010.785.622 lirasının tahsilini talep ettiği, davalıların olayda toplam % 60 oranında kusurlu olduğu ve talebin dış tavanı aşmadığının anlaşılmasına göre; alacağın tamamen tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik rücu alacağına hükmedilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, 10.5.2001 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4667 Sayılı Kanunun 81. maddesiyle değiştirilen Avukatlık Kanununun 168/son maddesi "Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır" hükmünü içermekte olup, anılan düzenleme Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21. maddesine göre davacı kurum vekili yararına, karar tarihinde geçerli olan tarifeye göre vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumunun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy