(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalı Orman İşletmesi nezdinde 1973 - 1990 yılları arasında işçi olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi İhsan Çakmak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79/10 maddesi olup, anılan maddede yönetmelikle tespit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Yönetmelikle tespit edilen belgelerin verilmesi durumunda 5 yıllık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açıktır.
Somut olayda, davacı; işveren sıfatıyla Orman Genel Müdürlüğüne husumet yönelterek 1973 - 1990 döneminde Niksar Orman İşletmesine bağlı ağaçlandırma sahalarında geçen çalışma sürelerinin tespitini istemiş ise de, davacı ile ilgili olarak 71466 nolu işyerinde 1.5.1986 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiğinin anlaşılması karşısında; özellikle bu işyerinin davalı Orman Genel Müdürlüğü ile bağlantısının saptanması koşuluyla 1.5.1986 tarihinden çıkışa kadarki dönem için hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan prim tahakkuk cetvelinde; sigortalının işyerinden çıkış tarihi 30.5.1986 olarak öngörülmekte ise de çıkış belgesinin sigortalı imzasını içermemesi nedeniyle aksinin ispatının mümkün bulunduğu, keza işyerindeki çalışmanın mevsimlik olması halinde fiilen çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan kısmi çalışmadan giderek hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, hususları gözönünde tutulmalıdır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy