(506 S. K. m. 9, 10, 26)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Erol tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece davanın yasal dayanaklarından olan 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddeleri kapsamında işverenin sorumluluk koşullarının araştırılmasında; sigortalının işyerinde işe başlama tarihi bakımından davalı işyeri yetkilisi H. Sarıca'nın Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 1994/364 esas sayılı dosyasında 14.6.1994 tarihli celsedeki ifadesi ile o dosyada müşteki olarak dinlenen sigortalının babasının beyanı kapsamında oluşan çelişkinin giderilmemesi,
3- İşkazası sonucunda, bekar ve çocuksuz olarak ölen sigortalının hak sahibi annesine bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 Sayılı Yasanın 26.maddesi uyarınca tazminine yönelik davanın yargılaması sürecinde, Kurum'un tazminle sorumlu davalılardan isteyebileceği tazminat tavan değerinin belirlenmesi amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda elde edilen ve hükme dayanak yapılan 01.03.2002 tarihli hesap raporunda, hak sahibi anne açısından 26 yıllık destekten yararlanma süresi boyunca sigortalının gelirinin %70'inin 1/4'ü oranında pay ayrılmıştır.
İş kazası sonucu ölüm olayı gerçekleşmeseydi sigortalının evleneceği ve çocuklarının olacağı bu nedenle de annesine sağlayabileceği destek payının zaman içinde değişkenlik gösterip azalacağına ilişkin yerleşik tazminat hesabı ilkelerine aykırı biçimde düzenlenmiş bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
3- Davada teselsül hükümlerine dayanılmasına rağmen harç Avukatlık parası ve yargılama giderleri yönünden bu çevrede hüküm kurulmaması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy