(1086 S. K. m. 388) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı,1.01.1987-30.6.1990 tarihleri arasında davalı temizlik şirketleri nezdinde devamlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi İhsan Çakmak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 79.maddesidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; kararın hüküm fıkrasında mahkemece kabul edilen hizmet süresinin başlangıç ve bitiş tarihlerinin açıklanmadığı, yıl-ay ve gün olarak belirtilmediği, sadece Fen-İş İnşaat ve Taahhüt Şirketinde 798 gün süre ile çalıştığının tespitine hükmedilip, Yeni Reji Tem.Şirketi hakkındaki davanın reddedildiği açıkça görülmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388.maddesinde; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, net,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. açıklamasına yer verilmiştir.
Diğer taraftan Kuruma bordrolarla bildirilen beraber çalıştığı müdür, amir, şef, Ustabaşı, Postabaşı gibi işyeri tanıkları celp edilip dinlenilmemiştir.
Bu konuda 4 ayrı dava dosyası için birlikte yapılan tek keşifte dinlenen tek tanığın mücerret ve yuvarlak beyanlarına itibar edilmiştir. Bu durum hayatın olağan akışına uygun değildir.
Ayrıca ücret bordroları da celbedilmemiş durumdadır.
Davalı şirketlerin her ikisinin de Kuruma işe giriş bildirgesi vermedikleri anlaşılmaktadır. Keza Fen-İş İnşaat Limitet Şirketinin Kuruma tevdi edilmiş işe giriş bildirgesi bulunmadığı gibi yatırılmış primleri de mevcut değildir.
Bu tür kamu düzenine yönelik hizmet tespiti davalarında mahalli mahkemece resen her türlü delilin araştırılıp, soruşturulup incelenmesi gerekir. Hal böyle olunca noksan tahkikat ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy