(3201 S. K. m. 3, 6)
Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine,yurda kesin dönüş yaptığı tarihten itibaren geçerli olarak aylıklarının yeniden ödenmesine ve devamına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 3201 Sayılı Yasa uyarınca yapılan borçlanma işlemini ve buna dayalı olarak bağlanan yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işlemlerinin iptali ile borçlanmanın geçerli olduğunun, yurda kesin dönüş tarihinden itibaren yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine yönelik olup, mahkemece; borçlanma ve tahsis talep anında "davacının, yurda kesin dönüş yapmamış olduğu" yönündeki saptamasına karşın, yapılan borçlanma işleminin geçerli olduğunun tespitine, kesin dönüş tarihi olan 28.12.1998 tarihine kadar ödenen yaşlılık aylıklarının iptali yasaya uygun bulunmasına karşın, bu tarihten sonra yaşlılık aylıklarının yeniden ödenmeye başlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
3201 sayılı "Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un" 3. maddesine göre, yurt dışında geçen çalışmaların borçlanılabilmesi için yurda kesin dönüş yapmak esas koşuldur. Aynı Yasanın 6.maddesi ile de " Bu kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için" de yurda kesin dönülmüş olması gerekmektedir.
Davacının kesin dönüş yaptığını iddia ettiği tarihi de kapsar biçimde Almanya'dan işsizlik sigortası yardımı aldığı konusunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Davada çözümlenmesi gereken hukuksal sorun, yurt dışında işsizlik sigortasından yardım alan sigortalının borçlanmak amacıyla yurda girdiği tarihin kesin dönüş sayılıp sayılamayacağı meselesidir. Yurt dışında işsizlik sigortasından yardım alan sigortalının o ülkede oturma zorunda olduğu, o ülkeden ayrıldığı takdirde yapılan yardımın kesileceği bilinen gerçeklerdendir. Alman Sosyal Güvenlik Mevzuatına göre işsizlik sigortası kolundan yardım alabilmek için kişinin emeğini iş piyasasına amade tutması gerekir. Zira devlet işsizleri ve işyerlerini takip etmekte herhangi bir işyerinde boşalma olduğu taktirde işsiz kalan ve işsizlik yardımı alan kişiyi işe girmeye davet etmektedir. Bu kişi yapılacak daveti kaçırmamak için o ülkede oturmaya ve ülke sınırları dışına çıkmamaya özen göstermektedir.
Öte yandan yurda kesin dönüş yapmaktan sözedebilmek için yurt dışında çalışan Türk Vatandaşlarının çalışma hayatına yönelik tüm ilişkilerini gerek çalıştığı işyerleri ve gerekse ilgili olduğu tüm sosyal güvenlik kuruluşları yönünden sona erdirerek yerleşmek ve sosyal güvenliklerini de burada sağlamak üzere anavatana dönüş yapmaları gerekir. Başka bir anlatımla, yurt dışındaki işçi sıfatıyla, çalışma hayatıyla ilgili tüm bağlarını ve ilişkilerini bitirmeden Alman Sosyal Güvenlik Kuruluşlarından yardım alarak geçici sürelerle yurda giriş yapmak "kesin dönüş" yapıldığı anlamını taşımaz. Keza yurt dışındaki işini kaybetmek de her zaman kesin dönüşe delalet etmez. Giderek kişi işsiz kalabilir ama işsizlik sigortasından yardım almayı yeterli görerek yurda kesin dönüş yapmayabilir.
Bu çerçevede; Almanya'da işsizlik sigortasından yardım almak kişinin yurt dışında oturduğuna ve yurda kesin dönüş yapmadığına kuvvetli bir delil ve karine oluşturur. Ancak bu karinenin aksi, somut olayın özellikleri içinde belirlenecek aynı güçte delillerle kanıtlanabilir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde Davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy