(1086 S. K. m. 39, 179) (6762 S. K. m. 45)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçilerin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın husumetten reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davada husumet işveren sıfatıyla S. M. Müşterek Teşebbüs Ortaklığına yöneltilmiştir.
Adi ortaklığın kendisine ait bir tüzel kişiliği mevcut olmadığından davada taraf olma ehliyeti yoktur. Bir başka ifade ile adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Bu bağlamda adi ortaklığa karşı açılacak davalar adi ortaklığın kendisine karşı değil dava konusunun paradan başka bir şey olması halinde ortaklığı oluşturan ortakların tamamına, dava konusunun para olması halinde ise ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine yöneltilmelidir.
Somut olayda; dava dilekçesinde davalı olarak adi ortaklığı oluşturan S. Isı Sanayii A.Ş. ile M. Kolektif Şirketinin şirket nev'ileri belirtilmeksizin sadece adı geçen şirketlerin kendi ticari unvanları yazılmak suretiyle S. M. Müşterek Teşebbüs Ortaklığı gösterilmiştir. Adi ortaklığın tüzel kişiliğinin giderek tacir sıfatının bulunmaması itibariyle bir ticaret unvanı almasının mümkün olup olmadığı konusu doktrinde tartışmalı olduğu gibi, somut olayda işveren adi ortaklığın müşterek unvanının S. M. Müşterek Teşebbüs Ortaklığı olduğu da dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca; davanın adi ortaklığı oluşturan S. Isı San. A.Ş. ile M. Kol. Şirketi aleyhine yöneltildiğinin kabulü gerekir. Kaldı ki davacı Kurum vekili 25.6.2001 tarihli dilekçe ile dava dilekçesinde adi ortaklığı oluşturan ortak şirketlerin adlarının yazımındaki eksikliği gidererek davalı olarak adi ortaklığı oluşturan şirketlerin ticari unvanları yanında şirket nev'ilerini de göstermek suretiyle dava dilekçesine açıklık getirmiştir. Bu bağlamda davalı ortaklardan M. Kolektif Şirketi yargılama aşamasında vekili tarafından temsil edilmiştir. Diğer davalı ortak S. Isı Sanayi A.Ş. yönünden ise, şirketin iflasına karar verildiği iddia edildiğinden bu husus araştırılarak sonucuna göre adı geçen davalı bakımından taraf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esasına girilerek tarafların göstereceği deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile davanın husumetten reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 12.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy