(1086 S. K. m. 389) (818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, iş kazasında malul kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği davalı Erol Ayık hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürü Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hüseyin Erol tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Kazalı sigortalının, davalılar Türkiye Elektrik Üretim İletim Anonim Şirketi ve Özde İnşaat Yatırım Sanayi Ticaret Limitet Şirketi aleyhine daha önce açmış bulunduğu maddi, manevi tazminat istemini içeren davada alınan ve eldeki bu davada da hükme dayanak kılınarak hüküm kurulmuş bulunan kusur bilirkişisi raporunda, o davada taraf olmaması nedeniyle davalı Erol Ayık'a herhangi bir kusur izafe edilmemiş ve kusur bakımından hakkında böyle bir saptama gerçekleştirilmemiştir. Böyle olunca da, gerek davalı Erol Ayık'ın ve gerekse sigortalının halefi durumunda bulunan davacı Kurumun taraf olmadıkları bir davada alınan kusur raporunun, bu davada onlar bakımından bağlayıcı bir nitelik taşımadığı da tartışmasızdır.
Öbür yandan, davalı E. Ayık'ın aynı olay nedeniyle Ceza Mahkemesince kusurlu görülerek hüküm giymiş ve hükmün de kesinleştiği Mahkemece yapılan dosya incelemesi sonucu zapta geçirilmiştir. Bu durumda, Borçlar Kanunun 53. maddesi hükümleri gereğince Hukuk Hakimi, Ceza Mahkemesince hükme esas alınan ve kesinleşen maddi olgularla -sadece kusur oranı hariç - bağlıdır. Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşmiş görüş ve uygulamaları da bu doğrultudadır.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular nazara alınarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatının öngördüğü konularda uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulu aracılığı ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda yaptırılacak kusur incelemesi sonucu davalı Erol Ayık bir miktar kusurlu kabul edilerek rücu alacağından sorumlu tutulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de rücu davalarında faize; gelirler yönünden ayrı ayrı onay, masraflar yönünden ise ödeme tarihlerinden itibaren hükmedilmelidir. Tereddüt halinde, her bir ödemenin miktarı ve faiz başlangıcı tarihleri Kurumdan sorulmalı ve dayanağı belgeler istenilmelidir. Faiz başlangıç tarihlerinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 389. maddesi gereğince, hüküm fıkrasında infazda tereddüde yer bırakmayacak şekilde öngörülmesi gerekirken, geçici iş göremezlik ödeneği ve masraflar için faiz başlangıcının gelirlerin onay tarihi olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı ve davalılardan Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğünün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy