(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, trafik iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Koç tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava; 25.11.1993 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucu vefat eden sigortalı işçi A. Uğurlu'nun hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta harcamalarının 506 Sayılı Kanunun 26.maddesi uyarınca rucüen ödetilmesi istemine ilişkin olup, Yargıtay'ca onanarak kesinleşen hak sahibi dosyasında ve iş bu davadaki ilk hükümde %75 kusurlu kabul bulunan davalı işveren ilk hükmü temyiz etmemiş, dolayısıyla davalı işverenin %75 kusurlu olduğu olgusu davacı Kurum lehine usulü kazanılmış hak durumunu oluşturmuştur. Taraf olmadığı hak sahibi dosyasında %25 kusurlu bulunan ve herhangi bir kusur incelemesi yaptırılmaksızın eldeki rücu dosyasında da %25 kusurlu kabul edildiği ilk hükmü temyiz eden davalı sürücü K. Göz, bozmadan sonra alınıp hükme dayanak yapılan 16.10.2001 günlü kusur raporunda %25 kusurlu bulunmuş, ancak hükmü temyiz etmemiştir. Bu nedenle davalı-sürücü K. Göz'ün de %25 kusurlu olduğu olgusu davacı Kurum lehine usulü kazanılmış hak durumunu oluşturmuştur. Başka bir anlatımla davalılar zararlandırıcı sigorta olayında ölen sigortalının kusursuzluğunu, dolayısıyla kendilerinin (%75+%25) %100 kusurlu olduğunu kabul etmişlerdir. Mahkemece yapılacak iş; davalıların %100 kusurlu olduğu kabul edilerek maddi zarar hesabı yaptırılarak istemle sınırlı bir şekilde davanın kabulüne karar vermekten ibaret olup eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu usulü kazanılmış hak durumu da gözetilmeksizin davalı işverenin %50, sürücü K. Göz'ün %25,sigortalının %25 kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy