(2918 S. K. m. 98, 99, 108)
Dava: Davacı, trafik iş kazasında yaralanan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalılardan İsviçre Sigorta A.Ş. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Sigorta şirketi, sigortaladığı aracın sürücüsü ile şayet tespit edilmiş ise araç malikinin kusurlarıyla ve poliçe limitiyle sınırlı biçimde zarardan sorumludur. Sorumlu olduğu miktarın faiz başlangıcının (temerrüt) tarihinin hiçbir duraksamaya sebebiyet vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekir. İlgilerce gerekli belgeler ibraz edilerek 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98,99 ve 108 maddeleri ile 3.5.1997 gün ve 22978 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliğinin 12,13 ve 14.maddelerinde yazılı şekilde sigorta şirketine başvurulduğu halde gerekli ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemişse sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemez. Bu durumda faiz başlangıcının, sigorta şirketi aleyhine icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul ve tespiti gerekir.
Somut olayda, davalı sigorta şirketine davadan önce kurumun müracaatının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcı dava tarihi olup, kurumca sarf ve tediyeden dava tarihine kadar hesaplanmış 1.155.729.410 liralık faiz alacağından davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmiş olması isabetsizdir. Keza, davalı sigorta şirketi dava tarihinden ödeme tarihine kadar hesapladığı faiz alacağı toplamı 1.965.000.000 lirayı 8.11.2001 tarihinde kurum hesabına karar tarihinden önce yatırdığını bildirip ödemeye ilişkin banka dekontunu da ibraz ettiğine göre asıl alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş olması da isabetsizdir. Mahkemece; ödeme iddiası araştırılıp, dava tarihi ile ödeme tarihi arasındaki döneme ilişkin faiz tutarı hesaplattırıldıktan sonra davalıca asıl ve faiz alacağı toplamının ödendiğinin anlaşılması halinde davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar vermek, ödenen miktarın dışında bakiye faiz alacağının bulunmasının anlaşılması halinde ise sırf bu faiz borcundan dolayı davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğuna karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Sigorta Şirketinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy