(4792 S. K. m. 6) (616 S. KHK. m. 66)
Dava: Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ile buna bağlı gecikme zammının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle davanın reddine ait hükmün süresi içerisinde duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.09.2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına kimse gelmedi.Karşı taraf adına Avukat C. İlhami Oygür geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı tarih Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: SSK Müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 30.11.2000 t. ve 31 s. rapor uyarınca, davacı şirketin 1998 yılı Kasım ayında işin yürütümü için gerekli asgari işçilik miktarının eksik bildirildiği sonucuna varılarak 1.877.179.200 TL ek prim tahakkuku yoluna gidilmiş, ayrıca kayıt geçersizliği sebebiyle idari para cezası uygulanmıştır.
Kurum'un 1.877.179.200 TL ek prim ile 4.448.914.715 TL gecikme zammından oluşan 6.326.093.905 TL'lik borç bildirimi üzerine kurum ilgili ünitesine borçlu şirket tarafından yapılan itiraz, 22.3.2001 t., 37 s. itiraz komisyonu kararıyla reddedilip, itirazın reddine ait karar 26.3.2001 t., 21129 s. yazı ekinde, 27.3.2001 gününde prim borçlusu şirkete bildirilmiş, ancak komisyon kararı içeriğinde ve tebliğ yazısında, konunun idari para cezasına yönelik itiraz olarak değerlendirildiği ve 7 tarih içerisinde sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceği bilgisine yer verilmesi üzerine, borçlu şirket tarafından bu prosedür işletilmiş, sonuç olarak yazılı emir yoluyla yapılan başvuru üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2001/10334-11083 s. kararıyla, borcun kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme zammından kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözüm yerinin iş mahkemesi olduğunun belirtilmesi üzerine, mahkeme önüne gelen davada, davanın 15 günlük süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kurum'un, borcun niteliği, başvuru süresi ve başvurulacak mahkeme konusundaki yanıltıcı davranışı sonucu, ilgili prosedür ve süreye uygun başvurunun, davacı açısından herhangi bir hak kaybına yol açacak şekilde değerlendirilemeyeceği Yargıtay'ın yerleşik görüşlerinden olduğu gibi; Kurum müfettişlerine işin yürütümü için gerekli asgari işçilik miktarının belirlenmesi ve ek prim tahakkuku yetkisi veren 4792 s. Yasa'nın 6. maddesi, 616 s. Yasa Hükmünde Kararname'nin 66. maddesiyle 4.10.2000 gününde yürürlükten kaldırılmıştır.
Kurum müfettişinin incelemesi ve ek prim tahakkukuna ait işlemlerinin tümü bu tarihten sonra gerçekleştirildiğinden, yürürlükten kaldırılmış olan kanun maddesindeki itiraz ve dava sürelerinin mahkemece uygulanmasına olanak yoktur. Kaldı ki, işlemlere dayanak yapılan 30.11.2000 günlü müfettiş raporunun 3. sayfasında da kanuni dayanak olarak 616 s. KHK'nin 15/E maddesi gösterilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ve iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için ön görülen sürenin son bulmasıyla 10.11.2001'de yürürlükten kalkan bu madde ise, sigorta teftiş kurulu başkanlığının görevleri arasında, işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarını saptama yetkisine yer veren bir düzenleme olup, inceleme yöntemi, itiraz prosedürüyle dava süresi ve yetkili mahkeme konularına yer vermeyen soyut bir düzenleme niteliğindedir.
Sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında, işin yürütülmesi için gerekli asgari işçilik tutarı saptama konusundaki Kurum yetkisi kanuna bağlı olarak kaldırıldıktan sonra bu yönde yapılan ve kısaca ölçümleme olarak adlandırılan ek prim tahakkukuna ait işlemin iptal edilmesine yönelik davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy