(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ilişkin işyerinde 01.01.1979 - 08.12.1981 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti ile bu çalışmaların sair sigortalı hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi İhsan Çakmak tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacı sigortalının davalılardan işveren şirkete ilişkin işyerinde 01.01.1979 - 08.12.1981 döneminde geçen ancak Kuruma bildirilmeyen çalışma süresinin tespiti istemine ait olup, bu yönü ile davanın kanuni dayanağı 506 S. Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen sigortalıların, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Yönetmelikle tespit edilen belgelerin bu meyanda işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlememesi, ancak iş bu belgelerin içerdiği işe başlama gününden sonraki dönem için söz konusudur.
Somut olayda davacı sigortalı için Kuruma verilen işe giriş bildirgesinde sigortalının işe başlama tarihinin 01.04.1980 olarak öngörülmesi karşısında işbu işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süreyi kesmesi 01.04.1980 öncesi değil sonrasındaki (bu gün dahil) çalışma dönemi için söz konusudur.
Öte yandan, 01.01.1979 - 01.04.1980 dönemi için dava, hizmetin sona erdiği 08.12.1981 tarihini izleyen yılın sonundan başlayarak 5 senelik hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmesinden sonra açıldığından bu süreye ait istemi hak düşürücü süre sebebiyle reddedilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O durumda davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 02.07.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy