(506 S. K. m. 140) (6183 S. K. m. 58)
Dava: Davacı, prim, gecikme zammı ve idari para cezasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mehmet Şahin tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, sonucu itibariyle Kurumca verilen idari para cezasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile buna ilişkin ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanaklarından olan 506 Sayılı Kanunun 140.maddesinde idari para cezasını gerektiren haller, cezayı uygulayacak makam, cezaya itiraz ve itirazı inceleyecek mercii ile itiraz üzerine verilen karara karşı hangi mahkemede dava açılabileceği özel bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre; cezayı gerektiren haller oluştuğunda Kurumca verilecek idari para cezasına tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler red kararının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yetkili Sulh Ceza Mahkemesinde dava açabilirler. İdari para cezalarına karşı süresi içerisinde kuruma itiraz edilmemesi cezaya itirazın reddine karar verilmesi halinde, yine süresi içinde Sulh Ceza Mahkemesinde dava açılmaması hallerinde idari para cezası kesinleşir ve artık iş mahkemelerinde menfi tespit ve itiraz davası açılamaz.
Mahkemece yapılacak iş; idari para cezasının 506 Sayılı Kanunun 140. maddesinde öngörülen prosedüre göre kesinleşip kesinleşmediğini araştırıp sonucuna göre ödeme emrinin iptaline ilişkin istem hakkında karar vermekten ibarettir. Diğer taraftan ödeme emirlerinin davacı işveren şirkete tebliğ tarihi de araştırılarak davanın; 6183 Sayılı Kanunun 58. maddesi kapsamında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde açılmadığının saptanması durumunda ise ödeme emirlerine itiraz davası reddedilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy