(1479 S. K. m. 39)
Dava: Davacı, 5.7.2000 tarihi itibarıyla Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin tespitine ve ödemesi gereken borç miktarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 10.10.1944 doğumlu olup 13.10.1993-5.7.2000 tarihle arasında limited şirket ortaklığına istinaden 6 yıl 8 ay 22 günlük zorunlu Bağ-kur sigortalılığı bulunan davacı M.Y., Bağ-Kur İl Müdürlüğü'ne verdiği 16.8.2001 tarihli dilekçesiyle, 55 yaşını ikmal ettiği halde hizmet süresi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazanamadığını belirterek 1479 Sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında toptan ödeme isteminde bulunmuş, kurum ise 17.8.2001 günlü cevabi yazısında 30.8.2001 tarihi itibarıyla sigortalının 3.458.591.733. TL prim, 345.859.176. TL gecikme zammı ki toplam 3.806.450.939. TL borcu bulunduğu, toptan ödeme hakkının prim borcu bulunmayan sigortalılara tanındığı gerekçesiyle davacının istemini reddetmesi üzerine işbu dava açılmış olup, mahkemece, yatırdığı primlerinin iadesini isteyen ve böylece hizmetlerini tasfiye eden davacıdan yatırdığı miktar dışında istemde bulunulamayacağı gerekçesiyle davacının Bağ-Kur sigortalılığının 5.7.2000 tarihinde sona erdiğinin tespitine, yatırılmış primlerin iadesi ile kurumun başkaca alacağının bulunmadığının tespitine karar verilmiş ise de davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Kanunun 4447 Sayılı Kanunla değişik 39. maddesinde toptan ödeme hakkından yararlanmak isteyen sigortalıların kadın ise 60, erkek ise 62 yaşını doldurmuş olmaları gerektiği açıkça belirtilmiş, ancak davacının istek tarihi itibarıyla 60 yaşını doldurmamış olmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy