(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 58)
Dava: Davacı, borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davada husumet tüzel kişiliği bulunmayan Sosyal Sigortalar Kurumu Bakırköy Sigorta Müdürlüğü'ne yöneltilmiş ise de yargılamanın Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı vekilinin huzuru ile yürütülmüş bulunmasına göre davalı kurumun aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. 506 Sayılı Kanunun 80. maddesi hükmüne göre, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın süresi içinde tahakkuk ve tediye etmeyen tüzel kişi işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri Sosyal Sigortalar Kurumu'na karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davada somutlaşan olayda ödeme emrine konu primler 1996/10-1998/1 dönemine ilişkin olup, davacının, bu dönemin bir kesimini içerecek biçimde 1.10.1996 ile 6.2.1997 tarihleri arasında işveren limited şirketin müdür-ortak sıfatıyla üst düzeyde yönetici ve yetkilisi olduğu, keza haklı sebeple ödeyememeye ilişkin delillerin de davacı tarafça ibraz edilemediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacının 1.10.1996-6.2.1997 dönemine ait prim ve gecikme zamlarının tamamından 506 Sayılı Kanunun anılan maddesi kapsamında şahsen sorumluluğunun kabulü ile dava konusu istem hakkında bu çevrede karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi, kabule göre de 6183 Sayılı Kanunun 58. maddesi hükmünde öngörüldüğü biçimde ödeme emrine itirazın reddedilen kesimi üzerinden Sosyal Sigortalar Kurumu lehine %10 haksız çıkma tazminatına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy