(506 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 17.09.1988-30.11.1988 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespiti ile, Bağ-Kur sigortalısı olmadığının ve prim borcu bulunmadığının tespitine, Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde davacının baskın çalışmasının Bağ-Kur'da geçmiş olduğu ve son 7 yıldaki primlerin çoğunluğunun Bağ-Kur'a ödendiği sonucuna varıldığından Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve diğer taleplerin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacının 17.09.1988-30.11.1988 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen çalışma süresinin tespiti, Bağ-Kur sigortalısı olmadığının ve 31.12.1996 tarihi itibariyle Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemiyle açtığı davanın yargılaması sürecinde verilen ikinci karar, Davacı açısından 506 Sayılı Yasa'nın 60. maddesindeki koşulların 12.06.1999 tarihinde gerçekleştiğinin tespiti kararı yerindeyse de, davacının vergi kaydı nedeniyle 31.10.1988 tarihinden itibaren başlatılan Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olup olmadığı konusunda önceki bozma ilamı doğrultusunda yapılacak inceleme ve araştırmaya dayalı bir karar verilmesi gereğine değinilmiş; uyulan bozma ilamı doğrultusunda sürdürülen yargılama sonunda elde edilen kanıtlar uyarınca davacının 31.10.1988'de başlayan vergi kaydıyla bu konudaki kendi nam ve hesabına çalışma olgusunun zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmayı gerektirir nitelikte olduğu sonucuna varılmakla birlikte, önceki kararda yer alan ve bozma ilamıyla da davacı yararına usulü kazanılmış hak oluşturacak biçimde geçerli kabul edilen 506 Sayılı Yasa uyarınca yaşlılık aylığı koşullarının 12.06.1999 tarihi itibariyle gerçekleştiği bu nedenle 2829 sayılı yasa uyarınca hizmet birleştirmesine gerek olmaksızın Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığına hak kazandığına, yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında temyiz incelemesine konu son kararda yer verilmemesi ve Davacının baskın çalışmasının Bağ-Kur'da geçmiş olduğu ve son 7 yıldaki primlerin çoğunluğunun Bağ-Kur'a ödendiği sonucuna varıldığından davacının Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve diğer taleplerin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy