(506 S. K. m. 109)
Dava: Davacı, meslek hastalığı sonucu malül kalan sigortalı işçi için yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davalı işverene ait işyeri sigortalılarından C. Cingil'in 24.1.1992 tarihinde belirlenen meslek hastalığı sonucu %32 oranında sürekli iş göremezlik durumuna girmesi nedeniyle bağlanan gelirlerle yapılan harcama ve ödemelerin tazminine yönelik davanın yargılamasında, sigortalı tarafından davalı işveren hakkında açılmış olan tazminat davası sonucu beklenerek, anılan dosyada kesinleşen kusur oranları ile zarar tavanı esas alınarak karar verilmiştir.
Davalı işveren tarafından, sigortalıda oluşan meslekte kazanma güç kaybı oranına eldeki ve sigortalı tarafından açılmış olan tazminat davasında itiraz edilmiştir. Anılan dosyadaki itiraz üzerine Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu'ndan rapor alınması yoluna gidilmişse de, Kurul'un istediği ek raporlar sağlanamadığından, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan 9.7.1999 tarihli rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu raporu, hastalığın işçinin çalışmasını etkileyecek derecede bulunmadığı, dolayısıyla maluliyet oranı saptanmasına mahal olmadığı sonucuna varmıştır.
Sigortalının yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle uğradığı meslekte kazanma güç kaybı oranının, davalı işverenin itirazları doğrultusunda kesin olarak belirlenmesi zorunluluğu karşısında, 506 sayılı Yasanın 109. maddesindeki prosedürün işletilmesi, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu'ndan rapor almaya yönelik işlemlerin tamamlanması ve buradan alınan rapora da itiraz edilmemiş ya da alınacak raporun 9.7.1999 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuyla çelişkili olması halinde, raporlar arasındaki çelişkiyi gideren ve sigortalının sürekli iş göremezlik oranını belirleyen bir raporun, Adli Tıp Kurumu Genel Meclisi veya tıp fakültelerinin konusunda uzman ana bilim dalı başkanlığınca oluşturulan kuruldan alınması gereği üzerinde durulmaması,
Sigortalı tarafından açılan tazminat davasında gerçek zarar tavanı hesaplanırken, kaçınılmazlığın bir bölümünden de işverenin sorumlu tutulmasına yönelik yaklaşımını, kusur sorumluluğuna dayalı eldeki davada geçerli olmayacağının gözetilmemesi; ayrıca, hüküm altına alınan tedavi giderine ilişkin miktarın gerekçeli karara yazımında maddi hataya düşülmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy