(506 S. K. m. 10, 26, 92)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri olup, dava; 10.04.1993 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalı Ali Rıza Karakaş'ın hak sahiplerine yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Zararlandırıcı sigorta olayında tarafların kusurlarının işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman bilirkişilerce saptanmasının zorunlu olmasına rağmen işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman olup olmadıkları belli olmayan bilirkişilerce verilen 21.11.2001 tarihli kusur raporunun hükme dayanak alınması.
2- Rücu alacağının tavanını teşkil eden miktarın belirlenmesinde zararın tespiti aşamasında rapor tarihinden sonraki bilinmeyen dönemde % 10 artırım ve iskontolama işlemi yapılmaksızın yıllık kazanç kaybı peşin değerinin sabit tutulması,
3- Zararlandırıcı sigorta olayı vukuu tarihinde 36 yaş ve 2 çocuklu olan hak sahibi eşin çocuk sayısı, iktisadi ve sosyal durumu, yaşadığı toplumun bu konudaki düşünceleri de nazara alınarak evlenme şansının bulunup bulunmadığının tartışılmaması,
4- Olayda hak sahiplerine ölüm aylığı ile iş kazasından dolayı gelir bağlandığı anlaşılmaktadır. 506 Sayılı Kanunun 92/2 maddesine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse sigortalıya bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın yarısı bağlanır. Eşit olması halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, diğerlerinin yarısı bağlanır. En fazla ödemeye imkan veren dosya üzerinden de sosyal yardım zammı ödemesi yapılır. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmadan karar verilmiş olması,
5- Kabule göre de davalılardan Ali Zaman'ın 10. maddeye göre alacağın % 85'inden davalı Halis Sabanın ise 26. maddeye göre davalıların % 80 kusurları toplamından teselsül hükümlerine göre sorumlu olacağı gözetilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy