(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1980-1988 yılları arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memlük tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dava esas itibariyle, davalı K.'e ait hızar atölyesinde 1980 1988 yılları arasında geçen sürekli çalışmaya rağmen Kuruma bildirilmeyen bir kısım sürelerin tespiti işlemine ilişkin olup yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 79/10. maddesidir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalının 01.01.1978 tarihli ilk işe giriş bildirgesiyle anılan işyerinde çalışmaya başladığı 1998/3 döneme kadar primlerin kısmi olarak ödenmiş olduğu, her ne kadar davacının aynı işyerinden 01.05.1987 tarihinde tekrar işe girişi bildirilmiş ise de, ilk işe girişten sonra herhangi bir çıkış gösterilmediği görülmektedir.
Öte yandan savcılık yazılarından anlaşıldığı üzere işyerinin 01.09.1998 tarihinde yangın geçirdiği, bu sebeple de işyeri ücret tediye bordroları ve sair evraktan müteşekkil yazılı kanıtların elde edilmesi olanağının ortadan kalkmış bulunmasındaki kusurun, isbat yükü altındaki davacıya atfedilmesinin olanaklı bulunmadığı gözetilmelidir. Bu bağlamda davacı işverenin mahkemeye gelerek davayı kabulündeki ikna edici gerekçelerinin, davacıyla komşu işyerlerinde çalışan tanıkların olayı somutlaştıran samimi beyanlarıyla birlikte değerlendirilmesi ve davaya konu işyerinin de sürekli çalışmayı gerektirir nitelikte bulunması olguları karşısında, mevcut delil durumuna göre davanın aynen kabulü gerekir.
Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek çekişme konusu olmayan dönemi de kapsar biçimde, davacının hukuki yararı bulunmadığı halde Kuruma bildirilen sürelerin tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy