(2926 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, Bağ-Kur sigortalılığı ile çakışan Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının iptali ile Bağ-Kur´da geçen hizmet sürelerinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği biçimde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Sosyal Sigortalar Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nejla Yıldırım tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı vekili zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı ile kesişen 30 günlük zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalığının iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiş, mahkeme talebi aynen kabul etmiştir.
Sigorta sistemimizde benimsenen sigortalılığın tekliği esasına göre, aynı zaman kesiti içerisinde iki ayrı sigortalılığa cevaz verilmemekte, bunlardan hangisi daha önce başlamış ve kişinin fiili çalışmasına dayanıyorsa o sigortalılığa geçerlilik tanınacağı kabul edilmektedir. Çakışan sigortalılıkta ayrıca hangi çalışmanın kişinin ekonomik hayatında baskın olduğuna bakılarak soruna çözüm bulunmaktadır.
Yargıtay kararları bakımından gerek 506 s. Sosyal Sigortalar Yasası ve gerekse 1479 s. Bağ-Kur Yasasının uygulanması bu yönde ise de, 2926 s. Yasaya tabi Tarım Bağ-Kur sigortalıları açısından Yasanın 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü nedeniyle durum farklıdır.
Gerçekten söz konusu maddede,
Diğer Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
Şu durumda Tarım Bağ-Kur sigortalılığı devam ederken sigortalı başka bir Sosyal Güvenlik Kuruluşu kapsamına tabi bir işte çalışmaya başlarsa Tarım Bağ-Kur sigortalılığı sona erecektir.
Kanunun bu açık hükmü karşısında davacının Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı ile çakışan 30 günlük Tarım Bağ-kur sigortalılığının geçerliliğinden bahsedilemez.
Mahkemenin yukarda açıklanan yasa hükmüne aykırı olarak davanın kabulüne karar vermesi isabetsiz olup, bozma sebebidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 19.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy