(506 S. K. m. 109, 134)
Dava: Davacı, çalışma gücünü kaybettiğinden bahisle, malülen emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Suna Memluk tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Malüllük aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin davada mahkeme öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor almış, söz konusu raporda davacının malul sayılmayacağı tespit edildiğinden, davacı vekilinin talebi üzerine son olarak Adli Tıp Kurumundan alınan raporda ise davacının çalışma gücünün 2/3 ünü kaybetmiş olduğu ve bu sebeple malul sayılması gerektiği mütalaasına varılmış, mahkeme de hükmünü bu rapora dayandırarak davanın kabulüne karar vermiş bulunmaktadır.
Her iki rapor arasında açık çelişki bulunduğundan, gerek Yüksek Sağlık Kurulu ve gerekse Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu üst düzeyde uzman kuruluşlar olup, mevcut raporlar arasındaki bu açık çelişkinin Tıp Fakültesinin ilgili ana bilim dalı uzmanlarından oluşacak bilim konseyinden alınacak bir raporla giderilmesi gerekir.
Hal böyle olunca mahkemenin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy