(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, iş kazasında ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine yapılan harcamalar üzerine uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabule karar vermiştir. Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Fatih Arkan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davalılardan Magdeburger Sigorta Anonim Şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle hak sahiplerine yapmış olduğu ödemelerin, diğer davalılar dikkate alındığında dış tavandan indirilmesi gerekirken, talep edilen rücu alacağını oluşturan iç tavandan indirilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Hüküm fıkrasının ikinci ve dördüncü bentleri silinerek yerlerine;
Diğer davalılar Behzat Bağrıyanık ve Modern Karton Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden ise davanın kabulü ile 215.032.651-TL. nın 189.516.505- Lirasının 17.09.1992, 25.406.146- Lirasının 31.03.1993 onama, 110.000-Lirasının ise 01.02.1992 ödeme Tarihlerinden başlayacak yasal faizleriyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma verilmesine,
Sonuç: 49.600.000-TL. yargılama giderinin adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma verilmesine, cümlelerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, Başkan Resul Aslanköylü'nün muhalefetine karşı; Üye Coşkun Erbaş, M. Zafer Erdoğan, Süleyman Caner ve Neslihan Sever'in oylarıyla ve oyçokluğuyla 18.11.2002 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Davada sigortalıya hastalık sigortası kolundan yapılan sağlık yardımlarının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesi istenmiş olup, davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 39. maddesidir.
Anılan maddenin başlığı üçüncü kişinin sorumluluğu deyimini içermektedir. Hal böyle olunca, bu maddeye göre Kuruma karşı sorumlu olan kişi üçüncü kişidir. Üçüncü kişinin sorumlu tutulabilmesi için kasdı veya suç sayılır hareketinin gerçekleşmesi gerekir.
Somut olayda sigortalı, sürücü Behzat Bağrıyanık'ın kullandığı aracın çarpması sonucu zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalmış ve yaralanmıştır. Sürücü Bağrıyanık'ın Kuruma karşı üçüncü kişi konumunda ve kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz kusurlu bulunduğu davalı sigorta şirketinin de sürücünün kullandığı aracı zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortaladığı tartışmasızdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kurumun, sigortalının halefi olup olmadığı, sigortalıya hastalık sigortası kolundan yapılan yardımların Kurumca Sosyal Sigortalar Kanunu madde 39 çerçevesinde davalı sigorta şirketinden istenebilip istenemeyeceği noktasındadır.
Hemen ifade etmek gerekirse öğretinin baskın görüşüne göre, bir hakkın halefiyet ilkesine dayandığının kabul edilebilmesi için yasalarda açık bir hükmün bulunması şarttır. Ayrıca halefiyete ilişkin hükümler istisnai hükümler olup genişletici yoruma tabi tutulamaz. Oysa ne 39. maddede ne de Sosyal Sigortalar Kanununun diğer maddelerinde Kurumun rücu hakkının halefiyet ilkesine dayandığına ilişkin bir hüküm mevcuttur. Hal böyle olunca Kurum, sigortalının halefi sıfatıyla sigorta şirketinden herhangi bir talepte bulunamaz.
Öbür yandan Kurumun, sigortalının halefi olduğu kabul edilse bile somut olayda sözü edilen 39. maddede öngörülen koşullar sigorta şirketi açısından gerçekleşmemiş olduğundan davalı sigorta şirketi Kuruma karşı yine sorumlu tutulamaz. Zira davalı sigorta şirketinin, zararlandırıcı sosyal sigorta olayının oluşmasında kasdı veya suç sayılır hareketi iddia ve ispat edilmediğinden 39. maddede öngörülen koşulların oluşmadığı açık seçik ortadadır. Kaldı ki sigortalının, sigorta şirketi hakkındaki talep hakkının yasal ve hukuksal dayanağı ne 39. ne de Borçlar Kanunu'nun 41 ve ardından gelen maddeleridir. Talebin yasal dayanağı Karayolları Trafik Kanunu olup sigortalı, sigorta şirketiyle araç maliki arasında yapılan sigorta akdi çerçevesinde talepte bulunabilir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına ilişkin yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşündeyim. Sayın çoğunluğun onama görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy